۱/۱۶/۱۳۹۰

Iran Türklerı - Prof.DR. Gerhard Dorfer

Iran Sınıtlarında Bulunan Türkler
PROF. DR. Gerhard Dorfer
Büyük Arap tarihçisi İbnü'1-Esir şöyle yazar: Selçuklu sultanı  Toğrul'a İran'da nefis bir badem tatlısı olan lavzinec ikram ettiklerinde, bunu şapır şapır mideye indirip "İyi bir tutmaç, ama içinde sarımsak yok" dedi. İşte, XI. yüzyılda Türklerin İranlılara nasıl göründüğünü anlatan bir tablo.Nefis yemek pişirme sanatından bile anlamayan barbar bir halk. Gerçekte burada dile getirilmiş olan aşağılama, tıpkı halklar arasında var olan her türlü nefret   gibi   bilgisizlikten   kaynaklanmaktadır.   Kendilerini   aşın   derecede   kendi kültürlerine kaptırmış olan Farslann,  VIII. yüzyılda dikilmiş Orhon yazıtlarından da, bunların olağanüstü güzellikte edebiyat eserleri olduğundan da haberleri yoktu. Bir kısmım Kâşgarü Mahmud'un yazıya geçirdiği eski Türk destanlarını bilmiyorlar, pek zengin Uygur edebiyatım hiç tanımıyorlardı.
Pek  çok Farsta Türklere karşı nefret duygusu bu güne değin süregelmiştir. Örneğin, Fahrüddin Şâdmân'ın Teshir-i temeddün-i Frengi başlıklı kitabında bu nefret şu sözlerde dile gelir: (Tahran 1948, s. 24) "Avrupalılar ne yalın ayak, aç ve göçebe Araplara, ne de düzenledikleri baskın ve katliamlardan sonra   atlarından   inip   bir   süre   dinlenince bizim  hah   desenlerimizin  ve  bahçe şenliklerimizin   büyüsüne   kapılan...   daha   sonra   da   Mevlâna   Celâleddin-i Rumî'nin, Sadî'nin, Hânz'ın şiirleriyle ehlîleşen içkici, kana susamış Türk ve Moğollara benzerler."
İranlılarda  bu tutumu  doğuran  iki  sebepten  birini  yukarıdaki  sözleriyle Şâdmân da açığa vurmuş olmaktadır: Doğunun büyük edebiyatı olarak tanınmış olan edebiyat, Goethe'nin de hayran kaldığı Fars edebiyatıydı. Türk edebiyatı İran'da Fars edebiyatının yanında güçlükle ve denebilir ki, ancak onun etkisi altında kalarak tutunabilmiştir. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî ve Hasanoğluile  doğmakta olan Horasan  Türk edebiyatı,  pek kısa  bir  zaman içerisinde sönmüştü. Türkmen edebiyatı ancak  XVIII. yüzyılda ve İran dışında gelişmiş, Halaç edebiyatı ise ilk ürünlerini yaşadığımız dönemde vermiştir. Kaşkay edebiyatı zengin olmakla birlikte pek az tanınmıştır. Fars edebiyatıyla karşılaştırıla bilecek bir düzeye ulaşmış olan yalnızca Azerbaycan Türk edebiyatıdır. Kendilerini   kültürel   bakımdan Türklere üstün  görme duygularına  bazı Farslarda
Türklere karşı gizli bir düşmanlık duygusu da karışır. Bu düşmanlık duygusu 997'den 1925'e değin, yani hemen hemen bin yıl boyunca İran'ın Türk egemenliği altında  kalmış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu bin yıl boyunca İran'da saray ve ordu mensupları ve soylular sınıfı Türklerden oluşmuştur. İşte bu   yüzden   Pehlevî   hanedanı   döneminde,  yani 1925'ten sonra İran'da Türklüğün kültürel etkinlikleri hemen tümüyle yasaklanmış, Türklerle ilgili her türlü konuda bilimsel araştırma yapmak çok güçleşmişti. Elbette, Türkoloji araştırmaları için İran'da bulunmuş veya İran Türklüğü üzerine   araştırmalar  yapmış   Avrupalı   araştırmacılar   olmuştur.   Bunlar   arasında Vâmbery, Foy, Ritter, Romaskeviç, İvanov, Menges, Monteil ve daha başkalarını sayabiliriz. Böyle olmakla birlikte, derlenmiş olan bütün gereçler, rahatlıkla tek bir kitapta bir araya getirilebilecek kadardı. Bu da İran'ın beş ayrı lehçe konuşan 10 milyonluk Türk halkına göre pek az sayılırdı.
İşte bu yüzden Göttingen'de, İranlı bilim adamı Moğaddem'in Güyeş-e Wafs va Âşteyân va Tafraş başlıklı kitabının elimize geçmiş olmasını mutlu bir rastlantı saymaktayız. Bu kitapta gerçek, saf Halaçça tasvir edilmekteydi. Bu, bir zamanlar  Minorsky'ye  aslında   Güney  Oğuzca  konuşan   bir   kaynak kişinin Halaççadır diye tanıttığı sözde Halaçça değildi. Bu dilin kendine özgülüğü daha ilk bakışta belli olmaktaydı. Özellikleri, bu dilin daha yakından araştırılmasını gerekli kılıyordu. Böylece bir sıra araştırma gezisi başlatıldı:
İlk araştırma gezisi (1968) Orta İran'da, arkaik bir Türk dili olan Halaççanın sınırlarını belirlemek için yapıldı. Kısa kelime listeleri, gramer notlan ve bir yığın metin banda alındı. Firüz-âbâd'da da ilginç bir edebiyatın ürünleri olan Kaşkayca malzemeler banda alındı.
İkinci araştırma gezisinde (1969) daha başka Halaçça malzemeler, özellikle geniş kapsamlı kelime listeleri, bundan başka Azerbaycan'dan folklor ürünleri ve yine Halacistan bölgesinden Azerbaycan Türkçesi malzemeleri elde edilmiştir. Burada pek sevdiğim bir Azerbaycan halk Türküsü, bunun ardından da bazı Halaçça metinler dinletmek istiyorum.
Dostumuz Mosayyeb  cArabgol 1970 yılında Göttingen'de bulundu. Ondan daha başka metinler de banda aldık. cArabgol, İran'a dönmesinden sonraki yıllarda bu bölgede kendi başına araştırmalar yaptı. Aynı zamanda Kaşkay bölgesi ile Halacistan arasından, çok önemli Güney Oğuzca malzemeleri de topladı.
Daha sonra 1973 yılında bizi Horasan'a (Kuzeydoğu İran) ve Kermânşâh yöresindeki Sonkor'a ulaştıracak bir araştırma gezisine çıktık.
Sayın dinleyicilerim,
Bu araştırma gezileri harikuladeydi: Ben hâlâ bunların anısından uzaklaşmak istemiyorum. Bunlar,  biz gezide  bulunanlara  neler   getirmedi  ki?  Sürekli yorgunluk, aralıksız üşütme, sık sık ishale tutulma (yiğitlikle hiç ilgisi olmadan), şiddetli kan dolaşımı rahatsızlığı (Hazar Denizinden 3000 m yukarı çıkıp yine aşağı indiğinizi düşünün!), idarelerde eksilmeyen güçlüklerin yarattığı sinirlilik ve toz toprak (pislik). Sözün kısası, yine de harikulade idi. Niye mi diyeceksiniz? Bu, Kanada'nın büyük şairi Robert Service'in şöyle dile getirdiği
bir histi:
The freshness, the freedom, the farness, O
God! how I'm stuck on it ali 'O serinlik, o
özgürlük, o enginler, Tannm! Onlara ne
denli bağlanmışım.'
Bu İran'ın tozlu yollarını içine sindiren, elektriksiz, pek az su ile, fakat harika insanlar arasında  yaşayan her  kişinin duyacağı bir histir.  "Bunlar  harika insanlardır" diyorsam, şunu da eklemeliyim: Şüphesiz, çünkü onlar Türklerdir.
İran Türkleri üzerine yaptığımız araştırmalarımızın bize kazandırdığı en büyük ödül, bu araştırmalarımızın İran Türkleri arasında yarattığı sevinç olmuştur. Örneğin, İran'da hor görülen Halaç halkının kendini ilk kez ciddîye alınmış görmesi, Halaç olmaktan gurur duyması, bizim için de bir övünç olmuştur.
Yine,-bütün olarak bakıldığında-az sayılabilecek bir çaba karşılığı bu gezilerden elde ettiğimiz pek verimli sonuçlar, bütün zahmetlere değecek nitelikteydi. Şimdi bu sonuçlan göz önüne sermek istiyorum:
Halaçça yaklaşık yirmi dört bin kişi tarafından konuşulmaktadır. Bu dil özü bakımından yaşayan en eskicil Türk dili olarak sayılabilir. Küçük bir örnek verelim: Türkiye Türkçesi "ayağım bendedir"in Halaççada karşılığı "ha dakum mâ ndiçeri"dir. Burada şunu tespit ederiz: h- korunmuştur (bu, VII ve VIII.  yüzyıl Türkleri üzerine yazılmış Tibetçe bir metinde de böyledir), -d- ko-runmuştur, -k- korunmuştur (bu yüzden Halaçça, Eski Türkçede olan datif eki-ka   -ke'yi   koruyan,   tek   Türk   dilidir).   Şahıs   zamirinde,   takriben   Eski Türkçede olduğu gibi, kök ünlüsü değişir. Aynı şekilde, iç ek -di- araya sokulmuştur. Lokatif vazifesini, Eski Türkçede geçen eşitlik hali (ekuvatif) görmektedir (bu, Eski Türkçede aym zamanda terminal eki vazifesini de görür; bunun yanında Halaççada olan -da/-de eki Eski Türkçedeki gibi ablatif manasım taşır). Yardımcı fiil eki, Eski Türkçe "ârür"den gelmektedir, daha sonraki "turur"dan değil.
Halaç malzemeleri arasıda şimdiye kadar şunu Semih Tezcan'la birlikte yayınladık: "Halaççanın sözlüğü (Harrab lehçesi)", 230 basma sayfalık bir eser.Son şekliyle tamamlanmış ve baskıya verilmiş bir çalışma "Halaççanın söz varlığı ve dil coğrafyası" yaklaşık 537 sayfalık olup iki cilt halinde yayımlanacaktır; bu, bir Türk dilinin dil coğrafyası üzerine ilk tasvir olacaktır. Bundan başka, 280 sayfalık bir gramer baskıya verilmiştir. (Bu iki eserin yazanı benim.)
Tamamlanmak  üzere olan bir de folklor cildi bulunmaktadır, tahminen 530 sayfalık. Bu kuru sıralamaya canlılık getirmek için burada bir hikâye örneği sunmak istiyorum. (Bu hikâyenin bir benzeri U. Marzolph'un eserinde de vardır: Typologie des persischen Volksmârchens, Beyrut 1984, *844 B, bu hikâyenin oldukça güzel bir varyantım oluşturur.)
Şah Abbas, bir gece derviş kıyafetiyle dolaşırken, içinden müzik ve oynama sesleri gelen bir eve gelir. Yaşlı ev sahibi ona yamacılık yaptığını, günde üç kran (İran'ın para birimi) kazandığım, bunun ikisini geçimi için harcadığını, birini de saz çalanlara ve oynayanlara verdiğini anlatır. Abbas , on "Şah Abbas  yamacılığı   yasak  ederse,   ne   yaparsın?"   diye   sorar.   Yaşlı   adam  "Allah büyüktür" diye cevap verir. Ertesi gün askerler gelip yaşlı adamın yamacılık etmesini yasaklarlar. Bunun üzerine o da su satmaya başlar, bu sefer daha çok, üç buçuk kran kazanır. Akşamleyin Şah Abbas gelip ondan haber alır. Olanı öğrenince yine şöyle der: "Yarın Şah Abbas gelirse, su satmam yasaklarsa, ne yaparsın?" Yaşlı adam: "Allah büyüktür" der. Su satması engellenmiş olan yaşlı adam, ertesi gün şehirde dolaşmaya çıkar. Halkın çöpleri bıraktığı bir yer görür. Orada durup "Şah Abbas'ın emriyle çöp vergisi talep ediyorum! Herkes vergisini bana verecek!" diye bağırmaya başlar. Böylece beş kran kazanır. Hikâyede geçtiği gibi "onun kilimi eskisinden daha kalın olmuştur". Akşamleyin Abbas gene önceki gibi sorar: "Şah Abbas'ın askerleri yarın seni tutup götürürlerse, ne yaparsın?" Yaşlı adam bunun üzerine yine aynı cevabı verir: "Allah büyüktür." Ertesi gün gelip yaşlı adamı tutarlar. Ceza olarak, hemen bütün gün aç, susuz ve ücretsiz, elinde kılıç sarayın önünde nöbetçilik yaptırırlar. Ancak öğleden sonra geç vakit bırakırlar. Pazara gidip orada kılıcı
on krana satar, yerine üç kran değerinde bir tahta kılıç alır. Kına bunu sokar. Böylece elinde geriye yine yedi kran kalır. Akşamleyin Abbas ona "Şah Abbas elinden kılıcını alırsa, ne yapacağım" sorunca, cevap yine "Allah büyüktür" olur.  Sonunda  Şah Abbas, vezirinin ölüme mahkûm edilmiş  bir  günahkâr rolünü oynamasını kararlaştırır. Yaşlı adam saraya gelince, Abbas ona günahkârın kafasını kesmesini emreder. Yaşlı adam bunu yapmayı reddeder ve "Bu adamın suçu yoktur" der. Bunun üzerine Abbas "Direnmekte devam edersen, senin başını kestireceğim" der. Bu sefer yaşlı adamın işi bitiktir, ne yapsın? Aklına bir fikir gelir ve yüksek sesle haykırır: "Ey Allahım, bu adamın günahı yoktur! Bunu ispat etmek için kılıcımı tahta et!" Kılıcını kınından çıkartır, ki bir de ne görsün-gerçekten de kılıç tahta olmuş! Bunun üzerine Şah Abbas güler, ona birçok hediyeler verir, fakat bir daha böyle bir şey yapmamasını tembih eder.
Hikâye bu kadar.Burada açıkça Türk hükümdarının  ideal bir tasvirini görmekteyiz: Ancak mizahla yumuşatüabilen acımasız bir sertlik.
Araştırdığımız ikinci alan Horasan Türkçesi alanıdır. Daha önce gösterdiğim gibi bu lehçe, takriben Türkmence ve Batı Oğuz lehçeleri arasında, fakat ikincisine daha yakın düşen, kendine özgü bir lehçedir. Şu sırada 250 sayfa civarında "Horasan Türkçesinin sözlüğü" ve 150 sayfalık bir folklor cildi hazırlamaktayız. Öğrencim Bozkurt, buna bağlı olarak doktora tezini Bocnurd ağzı üzerine yazmış; bir başka öğrencim Sultan Tulu ise şu sıralarda Kerem ile Aslı hikâyesinin bir varyantını da içeren, Kelât-e Esferâyin ağzı üzerine doktora tezini hazırlamaktadır.
Müsaadenizle şimdi Horasan'da banda aldığımız destandan bir parça tanıtmak istiyorum. O romantik âm bu gün bile haz duyarak anmaktayım. Dağlara henüz yetişmiştik ki bize o dağların üzerinden bir kuşun bile uçamayacağını tasdik etmişlerdi; fakat bizim aracımız (Landrover) sonunda bu dağlan aşmağı başarmıştı. Daha sonra sihirli, ağaçlıklı, Kur'ân-ı kerimde bahsedilen cennet misali bir vadiye ulaştık. Dağ çimenliği üzerinde yanımıza başka adamlar da katıldılar. Bunlardan biri açıkça tecrübeli bir destana olmalıydı; ve bu bize Kerem ile Aslı destanını anlatmaya başladı. Eser, poetik şiirlerle süslü, nesir hâlinde anlatılmış ve şiir kısımları (belli bir makamla) okunmuştur. Bu Orta Çağ Avrupa destanlarım (örneğin: Aucassin et Nicolette) anımsatır. Eser, şu anlatımı içermektedir:
Tebriz'de bir müslüman hükümdarının oğlu olan Kerem, Ermeni papazı Gara Melik'in kızı Ash'ya âşık olur ve onunla nişanlanır. Papaz buna hiddetlenerek kızım Ermeni diyarına, sonra Anadolu'ya doğru kaçırır. Kerem, sonunda sevgilisini bütün engelleri aşarak, arayıp bulur. Sonra evlenirler, fakat Aslı'ran annesi (kızına sihirli bir elbise hazırlatarak) Kerem'in gerdekten önce yanmasına sebep olur. Kerem'e kırk yıl sonra Hazret Muhammed ve Ali'nin dualanile (Tanrı tarafından) yeniden can verilir ve sevgililerin her ikisi de gençleştirilirler. Böylece her ikisi Tebriz'de hüküm sürerler.
Bu destan, öğrencim Sultan Tulu tarafından doktora tezinde işlenmektedir. Ben şimdi size Horasan Türkçesi orijinalinden l'den 3'e kadar olan cümleleri, Türkiye Türkçesi tercümesi ile birlikte, okumak istiyorum. Bundan başka hikayecinin şiirleri nasıl olduğunu göstermek amacıyla, 37, 38 ve tâkib eden numaralı cümleleri Türkçe'ye tercümesi ile okuyacağım. Daha sonra ise l'den 38'e kadar olan cümleleri banttan dinletmek istiyorum. Burada şunu tesbit edeceksiniz: Horasan Türkçesi Türkiye'li bir Türk için Halaçça'ya göre daha da anlaşılırdı; fakat yine de kendine özgü özellikler taşır, örneğin "var idi" yerine "bârıdı" diye geçmektedir.
1-3=al-ğeassa bir Ziyâd pâdişâh'hî bâr-ıdı. Hodâvand-i alam ona hiç oğul âta elâ'momişdi. Badan vazira dedi: Ey vâzir, manda ki oğul yöhdi, man nâ çara ey ley m?
'Sözün kısası Ziyâd adında bir padişah vad idi. Alemleri yaratan tanrı ona hiç oğul vermemişti. Sonra vezire dedi: Ey vezir, benim oğlum yoktur, buna nasıl çare bulayım?'
37-38= Ge'zi birbira ki dişdi, âşığ oldı-bir irây yöh miri irây bilan âşığ oldu Bı şi'ri dedi, ger nü deyar:
Gâşt elayip gezâ gezâ bizi
diyara hoş gâldiri sân bir
şey da bulbulisan bizin
gulzara hoş gâldiri
'Gözleri birbirine ki düştü, âşık oldu-bir yürekle mi, yok hayır, bin yürekle âşık oldu. Bu şiiri dedi, gör ne der:
Dolaşıp geze geze bizim
diyara hoş geldin, sen bir
şeyda bülbülüsün, bizim
gülzara hoş geldin.'
Bunlardan başka "Afganistan ve İran'dan Güney Oğuzca malzemeler" adlı, tahminen 350 sayfalık bir cilt hazırladık. Bu cilt, kelime listeleri, kısa gramer notlan,  Halacistan ile  Kaşkaylar  arasındaki bölgesi ve Kabil'den  metinler içermektedir. Bu arada öğrendiğimize göre, bu tipteki ağızlar, daha Kazvîn'in güneyi tarafından başlamaktadır. Bu ağızlar da basitçe Azerbaycan Türkçesi ağızlan olarak gösterilemez?. Biz bunlan da Kaşkay ve Aynallu ağıdanyla Güney Oğuz ağızlan grubuna sokuyoruz, bunlan "Güney Oğuz lehçesi" adıyla anıyoruz. Basitçe  ifade etmek gerekirse: Kaşkay tipi ağızlar Kazvîn'e kadar ulaşmaktadır, ki bu ortaya yepyeni bir dil coğrafyası çıkarmaktadır.O halde şimdiye kadar kabul edilmiş olan üç Oğuz lehçesi yerine beş lehçenin varlığım kabul etmemiz gerekir, yâni: Batı Oğuzca=Türkiye Türkçesi, Orta Oğuzca10  Azerbaycan   Türkçesi,   Güney   Oğuzca=Kazvîn'e   kadar   uzanan   lehçeler,Kuzeydoğu Oğuzca=Horasan Türkçesi (Özbek Oğuzcası da dahil), Kuzeybatı Oğuzca=Türkmence. Burada aradaki lehçelerin her biri bir geçiş sahası oluşturur. (Bence Türk dili ailesinin yedi dili vardır: Oğuzca, Kıpçakça, Uygurca, Güney Sibiryaca, Yakutça, Halaçça ve Bolgarca; ve Oğuz dilinin, gösterdiğim gibi, beş lehçesi vardır.)
Bundan başka elimizde bir cilt halinde  Galûgâh'tan toplanmış  malzemeler bulunmaktadır. Bu, en doğu Azerbaycan Türkçesi ağzını oluşturur (Hazar denizin güneydoğu kıyısında konuşulur). Bu eserde Kaşkayca malzemeleri de bulunmaktadır; bunlar gerçek, hatta ustalıklı divan edebiyatı malzemesi sayılabilir ve takriben 100 sayfa tutmaktadır.
Şimdi sizlere Oğuz lehçelerinin değişen dil coğrafyasının görünümünü sunmak   istiyorum. Philologiae Turcicae Fundamenta'da Oğuz Lehçelerini  şöyle kaydedilmiş   olarak buluruz: Türkiye Türkçesi (11 olarak), Rumeli'den Orta Anadolu'ya kadar; Gagavuzca (12 olarak), Dobruca ve Moldavya bölgesi; Ki-nm Osmanhcası (13 olarak), Kırım'ın güneyi; Azerbaycan Türkçesi (14 olarak), Doğu Anadolu,  Sovyet Azerbaycan  Cumhuriyeti  ve kuzeybatı iran'dan Tahran'ın biraz güneyine kadar olan bölge gösterilmiştir. Fars eyaletinde Kaşkay (15 olarak) ve  Aynallu  (16 olarak) grupunu   buluruz. Bütün Sovyet Türkmenistan Cumhuriyeti  ve buna ek olarak Kuzeydoğu İran ve Kuzeybatı Afganistan Türkmence olarak kaydedilmiştir. Buraya kadar eski bir tablodan bahsettik. Burada, Gagavuzca ve Kırım Osmanlıcasının Türkiye Türkçesinin basit ağızlarından başka bir şey olmadığına dikkati çekmek isterim. Birincisi, siyasi sebeplerden dolayı sunî biçimde yazı diline dönüştürülmüş; her ikisi de yazı diliyle Anadolu'da konuşulan belli ağızlardan pek ayrılık göstermezler, bu yüzden bunlar aynı bir numaralandırmayı hak etmemişlerdir. Kaşkay ve Aynallu lehçeleri arasındaki fark   aynı da şekil çok küçüktür. Bundan başka,  Kuzey Irak'ta, özellikle Sadettin Buluç ve öğrencileri tarafından Azerbaycan Türkçesi ağızlan tespit edilmiş ve araştırılmıştır. Irak "Türkmence"si diye adlandırılan dilin, yukarıda da söylediğimiz gibi, konuşulan dil olarak sadece bir Azerbaycan Türkçesi   ağzı   olduğunu   da   belirtmek   gerekir,   ancak  yazıldığında  Arap harfleriyle Türkiye Türkçesi gibi yazılmaktadır (örneğin mân denilmekte fakat ban  yazılmaktadır). "Türkmen" kelimesinin hâlen karmaşıklıklara yol açması pek tuhaftır; Leningrad'da Irak Oğuz edebiyatının kataloglara "Türkmen" adı altında girdiğini gördüm;  Türkmân  kelimesi aslında "göçebe Oğuz" manasım taşır.  Akkoyunlu ve Karakoyunlu  "Türkmenler",   her  halde  Azerbaycanlılardı. Memlûk hâkimiyeti zamanındaki "Türkmenler", söz varlığının gösterdiği gibi, Türkiye Türkçesi konuşmakta idiler.
Biz yine İran'daki Oğuz lehçelerine ve bunları doğudan sınırlayan alana geri dönelim. Ben bu gün, özellikle 1. ve 2. kişi yüklem eklerine dayanarak, şu sınıflandırmayı yapmak istiyorum (krş. ek şema):
A. Orta Anadolu'ya kadar Türkiye Türkçesi. Daha Orta Anadolu'da Azerbaycan Türkçesine geçiş özellikleri kendini gösterir. Son ekler şöyledir:
-im (-in), -sin (slr\, -Ir\), -iz (sik; -IK eki daha Orta Anadolu'da görülür),
-siniz (-slr\lz, -h\Iz, -siz).
B. Doğu Anadolu, Irak ve daha eski anlayışa göre çok daha küçük bir bölgede olmak üzere Kuzeybatı İran'da Azerbaycan Türkçesi (Gösterdiğime göre,Sovyetler Birliğinde  de  konuşulur). Son  ekler şöyledir:  -Am,
-sAn
(-sAr\), -IK (-UK), -siz (-sUz, -slr\ız, -siniz). Galûgâh'ta ise böyledir:  -Am,
-sAn, -IK, -sUyz.
C. Daha Zencan'dan başlayarak Güney Oğuzcaya geçiş görülür, fakat bu daha Azerbaycan Türkçesi olarak sayılabilir. İkinci kişi zamirleri -sAn, -siz ya nında -An, -iz biçimi görülür. Sonkor etrafındaki (açık mavi) bölge, Kaşkay Aynallu'dan biraz daha güçlü olarak hükmeder. Burada şunu görürüz:  -Am,
-sA, -Ax, -siz. Birinci çoğul kişi eki dikkati çekmektedir. Halacistan'ın kuzeyinde bulunan Oğuz ağızlan ve Kabil şu biçimleri gösterir: -Am, -An (-Ay),
-1K (-UK), -İz. C'nin her iki grubu, B ve D'ye geçişte ortak bir özellik göste-
rirler.
D. Kazvîn'in güneyinden başlayıp, hemen hemen Hemedan'a kadar olan ağızlar, daha çok Güney Oğuzca olarak tasvir edilmelidir, yani Kaşkay'a benzer. Şu biçimleri  buluruz:   -Am,   -An  (-Ay),   -AK,   -iz. Burada  neredeyse bütünüyle A ünlüsü yerleşmiştir. Nihayet yaklaşık 32. enlemden başlayarak, yani,şimdiye kadar bilindiğinden çok daha kuzeyde Kaşkay-Aynallu için tipik olan  şü  son  ekleri  buluruz:   -Am,   -An  (-An,   -Ayfi),   -AK,   -Anlz (-Anlz, -Aynlz, -Ayz). Vambery daha 1867 yılında (Cagataische Sprachstudien, Leipzig, s. 6) İran'da konuşulan Oğuzcayı iki ana kısma ayırıyordu: "Kafkas ötesi dili"=Asıl Azerbaycan Türkçesi ve "Hemedan yöresinde ve Fars eyaletinde göçebe halkın konuştuğu Türkçe". Hemedan etrafında bulunan şivelerin ilk kırıntılarının, ancak yüz yıl sonra araştınlabilmiş olması, İran için tipiktir. 'Alî Kûrçî ağzının yerini tespit etmek hayli güçtür. Bu ağızdan yalnız tekil biçimleri kaydedilmiştir: -Am, -An; bu ağız C'ye olduğu gibi, D'ye de mal edilebilir.
E. Horasan Türkçesi yüklem son eklerinden dağınıklık gösteren bir görünüm sunar. Kuzeybatı ve güney ağızlan Kaşkaycayı hatırlatan biçimler gösterirler: -Am, -Ay (-An, An),  -AK (-Ay), -Ays (-Anls), bunun yanında
-Am, -Ay (-An), -IK, -İs, (Iyls), yani Kuzey Halacistan ve Kabil ağızlarım an dıran şekiller gösterir. Buna karşı kuzey ağızlan Özbekçeyi hatırlatan son ekler gösterirler, yani -mAn, -sAn, -mis (-mlz), -sis (-siz); doğuda birinci çoğul şahısta -bh görülür. Ben burada Özbekçenin tesirini değil, bihassa daha çok eski son eklerin, komşu Özbek şivelerinin desteği ile korunmuş olacağım tahmin etmekteyim, Horasan Türkçesinin bütün ağızlarını birleştiren şey, Türkmenceye belli geçişlerdir, örneğin eski b- bâr 'var' ve bermdk 'vermek' kelimelerinde korunmuştur.
F. Son olarak Türkmence, geniş ölçüde yine Anadolu Türkçesini andıran biçimler gösterir. Birinci tekil kişide olan -in bile Batı Anadolu ağızlarına uymaktadır. Yüklem son ekleri şöyledir:  -in, -sin (-in), -Is (-IK, -sIK), -siniz (-iniz).
Bütün bu biçimler, Eski Türkçede sona gelen kişi zamirlerine dayanarak açıklanabilir:  ban/mân, sân, biz, siz. Bu biçimlerin şekillenmesine ilk olarak analojik süreçler neden olmuştur; örneğin, san Türkiye Türkçesinde siz'e kıyasla  -sın/ -sin  olmuştur, ve  -sız/siz  ilerde geçmiş zaman eki -/n/z" e kıyasla -siniz  haline dönüşmüştür vb. Birinci tekil şahıstaki -A- ünlüsü, D grubu ve kısmen C ve E'nin yüklem ekleri arasına sızmıştır. Bütün bunlan burada ayrıntılı biçimde açıklamak mümkün değildir. Biz buna rağmen İran'da birinci tekil şahısta (-Am) sadece -A- bulunduran ağızların varlığını öğreniyoruz. Bunun dışında bu kendisini 2. tekil şahısta (Kuzey Halacistan, Kabil, Güney Horasan Türkçesi) ve yine bazılarında 1. Tekil çoğal şahslarında (sonkor) Gösterir. Bazısında ise 1.şahsın her iki biçimi yanında, 2.tekil şahısta da görülür (kazvîn in Güneyindeki Ağızlar). 1.vs 2. Şahsın bütün dört yüklem ekinde bulunduğu ise pek azında görülür (kaşkay – Aynallu vs Horasanın Batı Ağızlarında bulunur).
Halaç Gramerinden Yaptığım alıntı buraya Kadardı. Bunu Gerçekleştirecek araştırmacı böyle bir araştırmayla ün değil, fakat alın teri, toz ve Göz yaşı karşılığı elde edilmiş onur kazanacaktır.
A Türkiye Türkcesi 1.tekil – Im(batı Anadolu - IN) 2.tekil –sIn (-slň,lň) 1.Çoğul –lz (-slK, orta Anadolu -lk) 2.Çoğul –slnlz (-slňlz, -lňlz, -slz)
B Azerbaycan Türkçesi 1.tekil – Am  2.tekil –sAn (-sAň)s 1.Çoğul –lK (-UK) 2.Çoğul –slnlz (-slňlz, -slz, -sUz, Gaūlgāh -sUz)
Bَ  Zencan –Am –sAn –An – lK – slz – lz
C Sonkor –Am –sA – AK – slz
Cَ Kuzey Halacistan –Am –An (-Ay) –lK(-UK) -lz
D Kazvin – Hemedan – Am –An (-Ay) – AK - lz
Dَ  Kaşkay vb – Am –Ań  (-An, -Ayń) – AK – Ańlz (-Anlz, Ayńnlz, - Ayz)
E Batı ve Güney Horasan Türkçesi –Am –Ay (-Ań, -An) – AK (-Ay) –Ays (-Ańls)
E َ Güneydoğu Horasan Türkçesi –Am –Ay (-An) – lK –ls (-lyls)
E  َ َ Kuzey Horasan Türkçesi=Özbekçe –mAn –sAn –mls (-mlz) – sls (-slz)
E َ َ َ Doğu Horasan Türkçesi = Karşı Özbekçesi –mAn – sAn – bls -sls
F Türkmence –ln –slń(-lń) –ls (-lk, -slk) – slńlz (-lńlz)
Bu, şu demekdir: bütün son ek değişimine sebep olan 1.tekil şahıs bir yandan 1.Çoğul Şahıs ile sıkı bir yakınlık gösterir, çünkü her ikisi de 1.Şahıstır, diğer yandan 2.tekil şahsa tekil yakındır;buna karşın 2.Çoğul Şahıs hayli uzak kalmıştır. Bunun içindir ki o dönüşme süreci içinde en çok ve en az olarak etkilenmiştir. Bütünüyle, bu yüklem şekilleri, Oğuz ağız ve lehçelerinin geniş ölçüde yalnız gelişme tarihini değil, aynı zamanda akrabalık derecesini de yansıtır.
Basılmış, baskıya verilmiş ve bitirilmek üzere olan çalışmalar üzerine bu kadar. Bunların çoğu benim Tezcan ve Hesche ile iş birliğim sonucu ortaya çıkmış eserlerdir: Bunlar dışında bitirilecek olan şu eserler bulunmaktadır: Horasan Türkçesi grameri, yaklaşık 300 sayfa. İranca gereçler, yaklaşık 110 sayfa, Künbed-i   Kabus'tan   Türkmence gereçler, 150 sayfa kadar, Tebriz, Üskü ve  Mamagan'da  derlenmiş  Azerbaycan   Türkçesi metinleri. Halaçça ve Horasan Türkçesi metin derlemelerimiz gibi, bunlar da halk yazınının çeşitli türlerinden örnekleri bir araya getirmekte ve yaklaşık 300 sayfa tutmaktadır. Derlenen bütün gereçlerin toplam olarak yaklaşık 5500 daktilo sayfası (3000 basılmış kitap sayfası) tutacağı söylenebilir.
Sayın dinleyicilerim,
Bütün bu çalışmalara karşın, İran'a ilişkin Türkoloji  araştırmalarının daha başlangıcında bulunmaktayız. Şimdiye değin yapılmış olan araştırmalardan açıkça ortaya çıkan, henüz birçok şeyin pek eksik bir biçimde araştırılmış olduğudur. Örneğin Halaçça büsbütün   silinip gitmeden önce  bir kez daha  yakından araştırılmalıdır. Goethe'den bir alıntı daha yapmak için izninizi istiyorum:
Das Wenige verschwindet leicht dem Blick,
der vonvârtssieht, wieviel noch übrigbleibt.
"Geriye ne kalacağını arayan bakışlar,
azalmış olanı da kolayca gözden kaçırır"
İşte bunun için bu konuşmamı, Halaç Grameri başlıklı eserimin sonunda yer alan şu sözlerle bitirmek istiyorum:
"Edvvard Piekarski'nin Yakutçanın araştırılması için yaptıklarını analım! O, arzu edilmeyen siyasal etkinliklerinden dolayı Sibirya'da sürgünde kalmış ve orada her zaman için kalıcı olacak standart bir eser yaratmıştı. Eğer genç bir araştırmacı bir (ya da daha iyisi iki yıllığına) yollan tozlu, susuzluk çekilen, elektriği olmayan bir memlekette Halaçlar arasında kalıp yeni dil gereçleri derlerse, bu da böyle değerli bir çalışma olacaktır. Bunun için idealizm gereklidir ve Halaçça  araştırmalarının sonuçlandırılması ancak bu yapılırsa mümkün olabilecektir.  Böylesine   önemli  ve  ölmekte olan  bir dilin   araştırılması, genç  bir araştırmacının idealizmine ve önemli bir kurumun desteğine konu olmaya değmez mi?"
Kaynak: Türk Dili, TDK Yay., Sayı: 431, Kasım 1987

۱/۱۲/۱۳۹۰

Turkish Names of patterns and morphology of Islands Lake Urmia

Turkish Names of patterns and morphology of Islands Lake Urmia
National Park and Preserve Lake Urmia
The Turkish  names of patterns and morphology of Islands Lake Urmia
1 - Lake Urmia  Islands names or simple (Anqit) or with suffix  (gemichilar) or are compound (Yassy Yaghly Qara) ּ
2 - the official record and the state of many names (in cases with names imposed farsi replacement have not been) wrong and sometimes completely fabricated  ּ For example, maps and publications of government, Ameh jnlr that kind of lizard is a form Amojanlar, Golehyen that Waterfow Kakayy has the form Govlayan , ּּּּ recorded ּ
3 - words used in naming Islands Lake Urmia can be formed words indicates the type of (islands, mountains, rocks, hills, valleys and ּּּּ) (Urotoponym), paints, called tribes The Turkish (Aytnotoponym), animals (Zovrotoponym ), plants (Fytotoponym), and describing the shape and size and ּּּ and finally some abstract concepts can be divided into ּ
4 - some names from the names of persons (Antrotoponym) have been ּ three of these names The Turkish latter also have: Osman Yumrughu Kazym Khan Dashy = Qyrkhlar = Ayydyr, Ahmad Dashy = Qalkhanlu, Abylqasym Dashy = Bayraqlu ּ two names Ali Mirza and Amojanlar Antrutupunym not and fixation are incorrect ּ correct form respectively are Ala mazraeh and Ameh  Jnlar ּ
5 - many names have multiple meanings and they can be in two or more groups such as these could fit ּ Bouzja  which means chicken with long foot and the gray area has no vegetation ּ
6 - There are a few names and meanings of their morphology or in need of further reflection that the end of this post were brought ּ
7 - The Turkish also used the names suffixes are seen below:
- Lee (lou): relativism or equivalent holders ּ "Aoulous " The Turkish in the western Mongols. After the group name is a means to create and people. In the name Bayraqly, Qalkhanly, Bayatly, Bazeh kouly, Boujaqly, Chayyrly, Danaly, Samanly, Qanqly (Qanly) Qourshaqly, Yaghly (Ayagly?) Kengarly, Kouleh koly,  Yapaqly, Yarmaqly, Yanyqly, Qyrnaly, Touppouzlou
- Ja (Jeh): the suffix of aggravation and state  adverb Aghja, Bouzja, Qaraja, Qaynarja, Qyzylja, Gouyjeh, Saryja
- Lyja( lou +jeh): Dashlyja, Douzlouja, Sakhlyja, Qapaqlyja, Qyplyja
- - Lar (Ler): Total suffix Tourklar, Qyrkhlar, Douqqouzlar, Qamchylar, Gemychy Lar
- Jaly (jeh+ Lou): Qoushajaly
- Jyq (Jyk):Adajyg.Afsharjyg. Iyspyrjyk.Qayajyq
 -Aq(Ak): Syghinjaq. Sanjaq. Dylehk. Qapsaq. bezehK, Tapdaq, Qapaqly, Yapaq                                                                                                                                                         
- Ayq: Yanyq
-Ma(Meh): Barynma,Touereh meh
-Chy :Gemechy.Gamchylar
   Yt:(yad): Umud (Um + uot), Anqyt (Anq + yat)
- Soun: Toukhsoun (Toukh + Soun)
- Qan (gan): (place, Yyr, land): Yarylghan, Chalaghan
- Qan (yen):  suffix of subject repeater operation ּ Gouleh yen, Soumourqan
- Qa(geh) : Goutourgeh (Goutour +geh)
- Yen: Sayyn (Say + yen)
- L: Keychl (Keycheh + L) (bald Turkish word that has entered the farsi language)
- Lyq: Arpalyq
- Cheh: Tsghyr suffix. Choumcheh
- j: Dynj (Dyn +j)
- Man: suffix intensity and originality ּ Yalman (Yal + man)
- Daq (Deck): Tapdaq
- Maz: Qoush Qounmaz
- Laq: Qashqalaq (Qashqa +Laq )
- Tyn:Altyn (Al + Tyn)
- Jen: Ameh Jen
- ּּּּּּּּּּּ
Names to determine the type
Names The Turkish Islands Lake Urmia, generally with the  Turkish words Ada (island), Yarym Ada (peninsula), Dagh (Mountain), Qaya (rock), Dash(stone), hills and valleys come. the words Yuxarı, urta, Ashaghy , Bouyouk, Kychyk  to compare Islands position is used ּ
Examples of names of Islands:
- Hill [Dapeh]: a  Turkish word  also means above or to part the hair ,peak of Mountain ּ from Toupou - Toup, Toupeh, Dapeh ( the same basis with Toupl, Toupouq,Toupouz ּּּTurkish Contemporary) ּ farsi also entered ּ some morphology of its common words between the languages of  Altai and Uralic and  Indo-European  have  accounts ּ
- Dash [Tash]: In addition to geographical names in rock, plain and significant open areas will also ּ
- Dareh: a Turkish word also means where accumulation of water between the loudness or mountain ּ root  of Dermak ( TER,TEYR, DYR.TYR) means gathering, together bringing ּ the same basis  with Daryz (depending on grain harvest started), darehneh ( small basket for ripe fruit), dareh nak  (within the product picking), Drnk (Assembly and Association), Dargy (Journal  and series), Targy (tablecloth), Dargaz ( sword grass germination), Derleh Mek (collected), Darmeh (selection) Dargeh (category), and Doryn (depth) and shape ּּּ reap into the farsi language has been ּ
- Qapsaq: dry soil and pot after rain ּ
- Qaya [Qyeh]: rock, large rocks and some high mountain ּ
- Gedyk: pass of  mountain ,mountain. snow mountains , gap, gap, crossing the mountainous ּgeoudeh k  a clan name is The Turkish in Azerbaijan ּ (Koullouk hill shape is wrong )
- Sngyr: The Turk  in the old meaning of mountains, hills, Cape Mount, end of wall and corner ּ shaped of fortification  farsi entered ּ
Animals (Aylkhylar )
Lake Urmia (Urmu Goulou) lake internal Azerbaijan and largest lake Azerbaijan and Iran ּ Protected Area and National Park Lake Urmia consists of 102 islands big and small is the most important of which are Qouyoun Daghy Adasy, Ayshshk Daghy. Ayspyr Adasy, Dyleh K Adasy and Douqqouz Adalar (nine islands where the birds laying) ּLake Urmia in the field of ecology, 27 mammal, 212 bird species, 41 reptile species, seven species of amphibians and 26 species of fish are:
Birds:
So far, 186 native migratory birds in the National Park Lake Urmia. Lake Urmia has been identified ּ We reproductive largest flamingo colonies in Iran and also white and habitat Plykan overwintering aquatic birds, especially large groups of Aourdk, swan, birds foot is long. Samples from other birds in the National Park or Lake Urmia ecological areas include: Baghry Qara (Baqryqreh, Sang shekanak) Bouyourtou (Magh), Qouzghoun (crow), Qarqa (Qaraqarqa, Alaqarqa, Doulash, ּּּּ), Ary Qapan (Sabzqba) Qajyr (eagle), Qajleh (Kshgrk) Sakhsaghan (swallow, swallow is a Turkish  word), Gouyjeh Qargha (Dark blue), Gouleh yen (Kakayy), sauna ( wild male duck), goose , Anqyt, Al Qoushaqly , Qaghayy (Marty), Qyrlanqych (a kind of swallow), Qaranqoush - Qeh yleh designs (Swallow), Kklyk (partridge), Syghyrchyn (dole), types of hawk (Doughan, Sounqour, Shounqar, Qyrghy, Qizil Qoush. El Qoushou, Aouchou Qoush, Lachin, Trlan, ּּּ), Palanly Qajyr (buzzard), Sari Asma, Dyrmashyq, Syrcheh (sparrows),Alajaqanat (Finch), Aoutleh yen, Chaly Qoushou, Qamyshchyn, Bashdan Qara , Touyqar, Aghaj Dalan - Aghaj Qakhan (Woodpecker) , Bayqoushlar, Papaghan (parrots), Gouvarchynlar (pigeons), Atmaja, Qartal (= Qaraqoush) Chaqyr, Qashyqchy, Qazalaq (warbler), Qashqalaq (a kind of duck), Sandvach (nightingale), Choumchouq (Canary), Byldyrchyn, Yarasa - Gyjeh Qoushou (bat), Qalynja (dove), Chaqyr ( type of hawk) ּּּ
Invertebrate Gun:
The most important invertebrate lake, called Urmia marine that is named (Artemia Urmiana) ּ this creature was a kind of salt water shrimp endemic, food supply, many important species of birds (flamingo) is.
Mammals:
Two types of mammal Islands National Park east of Lake Urmia, the two Gmelini - Ovis Orientalis Gmelini Islands Qouyoun dagy. Ayspyr and Mesopotamia and fallow deer - Dama Mesopotamica)in the Ayshshk Dagy Island  form. Unfortunately, the victim of two mammalian conspiracy Western colonialism and PanIranist have been named for the deer and sheep in Mesopotamia and Eastern Armenian ewe and Deer of  Iran has changed ּ
Reptiles:
Lake Urmia National Park kinds of reptiles such as lizard, sun worshiper, lizerd including Krtnkleh (the word is essentially composed of two components Kltn means lizard mass and chlorine, meaning lizard), Ameh Jen, Qayaqapan,Ughlan Youldashy, Qyz Boughan ּּּ ) and various poisonous snakes and half are found in toxic Aylanlar ּ
Examples of names of Islands:
The Turkish names of animals that have been left Islands of  Lake Urmia: Anqyt, Pakhlan (flamingo), Qoutan (Plykan), hawk (bird); Chalaghan (vulture), Dana (calf), Dlyjeh, Ayshshk (donkey), Qouyoun (sheep) , Ameh Jen (lizard), Gouleh yen (Kakayy) Bouzja (chicken with long foot) Hounou, Qashqaly, Qamchy ּּּּ The abundance of names of birds is of interest ּ substantially, probably due to the richness of  Turkish language is the name of the majority of birds in the farsi The Turkish has also: stork, goose, duck, swan, sparrow hawk (Qyrghy), parts (Byldyrchyn) Dlyjeh, Balaban, Changar, Yaloueh, Senqer (Sounqour), hawk, Draj (Touraj), Tarlan (Trlan, Shahbaz) Trmtay (Touroumtay), Lachin, Sargpeh, Ashqr, Snjary (Sanjar, Sanjar, a kind of eagle), Crane (Dourna), pheasant, grouse (Baghry Qara), Dal, Cochrane, Changer, plover, Pashlk (Pashalyq), blackbird (Touyqar - Touraqay), Baklan(flamingo), sauna, swallow hawk ּּּ addition, Qouyoun, ּּּּּ Ayshshk and other animals used such names are:
-Anqyt (Anqout, Anqourt, Anqyr ּ in the form of the old Turkish also Hanqyt, ּּּ): a kind of duck or goose and duck red indicator, such as Anqyt and can be domesticated ּ separate person stupid, violent  ּ
- Ameh Jen: a kind of lizard (Klten, Kler, Klez) ּ with words Ameh Mac (sufferl, toil), Ameh K (suffering , trouble. work), Ameh Kleh Mak (strife and all fours move children on land), Ameh Namakt (with difficulty to where the arrival and going), Ameh Nadyrmk (exhaust), ּּּ is basis on the word Ameh Jen in Turkiyeh (eg Bypazary) there is emecen on the same shape and meaning ּ is written as mistake  the name "Amoujanlar"  ּ similar situation Baba Jan Chay in  North of Azerbaijan . Bay Byjan actually  the bands name is taken Dadeh Qourqoud ּ
- Aouhoun: = Hounou? ּ Hounou = mosquito (Aghjaqanat, Syvery Synk, Dytdyly, Myghmygha, Mylchak, ּּּ)
- Bouzja: Chicken with long foot, plover ּ
-Pakhlan: Flamingo (Hovasyl ) ּ local accent Pakhlan, in other Turkish languages Baqlan, Backley, Baghlan ּ bird like Anqout or wildfow has been entered  into the farsi language  ּ the coast of Lake Urmia, Mud Lake, also Pakhlan - Poukhou call:(Pkhlm Poukhou ) ּ
- Chalaghan (Chalaya, Chalaghay): vulture (Alyjy Qoush), bird hunting larger sparrow hawk (sparrow hawk the word is still in Turkish) ּ word with the Turkish words also agile, Challenge, cover, ּּ  entered farsi language are in the  same basisּ
- Dlyjh: a kind of hawk and Fulcrum (Doughan) small and thin with long wings and tail mottled ּ types like Chayyr Dlyjeh, Bouzqyr Dlyjeh, Gouyjeh Dlyjeh, Dlyjeh Doughan and ּּּּ ּ word has been entered the farsi language too ּ
- Qoutan: Plykan ּ types are with Agh Qoutan Qoush,  Kychyk Qvtan Qoush. Tapeh Ly Qoutan Qoush ּ
- Gouleh yen: a kind of duck (Kakayy) ּ form of writing is wrong Goulayan ּ
- Qashqalaq: a kind of duck ּ
- Qamchylar: horsewhip means  also Qamchy means scourge and wood  that  the "Qam" s . Clerics "Shaman" with that they are strike on the drums on the Turks and Mogouls  religious ceremony
Plants, algae:
Islands and wetlands and swamps around Lake Urmia subsequent ּ steppes are ecologically Lake Urmia basin 546 species, about 149 genera and 55 families are recognized. The main plant communities include: water-friendly plants Hydrophtic), salt-friendly plants Halophytic), sand-friendly plants pseammaphytic) and plant drought  Xerophytic) ּ These can be made of two parts:
1 Trees and shrubs: The leaves contain needle-like Ardyj (mountain cedar) and wide leaf such as Dash Aghaj (Daghdaghan that is the Turkish word too), Yymyshan (hawthorn) and ...
2 forage plants: includes grasses, Thyme,Darmneh  ( Darmneh is also the Turkish word), grass (Uot ,Gouy , Alyshan, Boulaq Otto, Dlyjh Otto, Alaghy, Ayshshk Qoulaghy, Jygh, Sou  Bybry, Choul Otto, ּּּ) , Kklyk Otto (Kakouty, this is a Turkish word), and iris ....
Lake Urmia also includes 12 kinds of green algae and blue Salt friendly that is created based food chain altogether.
Examples of names of islands: in addition Arpa, Saman and ּּּ samples can count the following:
Touppouzlou: Touppouz = Grz Toupouzlou = plants thorny (acanthus, poppy, ּּּ) ּ Toupouz  form Deboussy  is entered the Arabic language also this is from root ball Turkish  also means round and round ּ word ball has been entered  into the farsi language too ּ (ball game, will the ball, bolt, Toupydan, ּּּ)
Chayyr: river water intake and water plant in the resignation from the word go ּ The Turkish Tea (river)
Soumourqan: the plant long, thin and hairy and helpful people at the heart medicine ּ
Qapaqlyja: popular-herbal medicine good for stomach ּ
Qoush Qounmazk: a kind of thorn in the popular medicine ashes put it on the wound ּ
Yapaqly: floral, Golestan
Colors and Metals:
Name colors and color words used include : Agh, AL, Bouz, Qara, gouy, Qizil, Qashqa, Ala and metals Demir,Altyn ּ
Examples of names of Islands:
- Agh [Aq]: In addition to white, low number and low density, the names of the mountain means long and high, the names of the castle means small and lacking in names of persons significant respect (Sayqyn) and the names of the phenomena of water means drinking water gives ּ
- Aghja: [Aq. Aghja.Aqja. Aghjeh.Aqjeh]: to be inclined of white (Aqhymtyl)
- [Altoun]: Altyn gold and red. Root "Al" means red. Equivalents "Ulan" Mogoul.
- Bouz [Bz]: In addition to gray and light earth, in the geographic names Uor means, without the plant and lack of vegetation makes ּ
- Toukhsoun: (Toukh +Soun ) means opaque color (Toukh and Toutqoun Bouyaly) ּ
- Sari [Sarah]: In addition to yellow, the geographic names mean plain smooth field (Douzeh Nlyk. douz, Choul, Alan) the ּ same basis, Saryjlou: "Sari + Ja + Ly = Sari + Jeh + Lou." And or "Sari + Jalou=Sary+ Chaly  " means plant and branches yellow ּ
- Qara [Qra. Khreh . Qareh,:) black,accomulated,strong and bushy.                                                                                                                                                                                                        _Qashqa:at the name of  duck  Qashqalaq ּ white face or forehead (usually horses) ּ
- Qizil [Qzl]: Red.
Tribes:
The Turkish  names of tribes and ethnic groups used in the Urmia Islands  include: Myrkyt, Tourklr, Afshar, Bayat (Bayat), Qanqly, Kngrly (Kngrlou) Danaly (Danalou) Ayspyr, Bayyndyr (Bayndr) Chalaghan, Arpa, Qarly ( Qarlyq) ּ these names include The Turkish Ancient (Qanqly - Kngrly, Qarlyq), The Turks of old (Afshar ּּ) and Turks median (Bayyndyr, ּּּ) is ּ names related to the Turks Middle further period of Mogoul and Ilkhaniyan ּ (rulers primary the government of Ilkhany who founded Azrbayjan, although they were  Mogouls, but this time the course entirely in government and Turkish  also has become Zrbayjany) ּ
Examples of names of Islands: 
- Arpa: Name one of the tribes of the Ilkhany (Arpaqaaoun) ּ
- Afshar [Afshar.Avshar. Avoushar.Uvshar]: one of 24 tribal Turkishs  Ughouz  , Shakhe Bouz  Uokh ( Grey shaft ). Meanings collector. Coordinator. Alacrity. Overseer. Resourceful. Obedient. Helpful. Or who loves hunting and is skilled in it and ....
- Bayyndyr [Bayndr]: prosperity, abundance of excess working separate
-: The Turkish word "The Trk=Tourk" Name of the national's largest ethnic group, meaning strength. Power. Courage. Person and adult course and become strong and was to reach the youth and beauty.
- Chalaghan (Chala + Ghan): The sense of place of residence clan is leave Chala - Chla  (from Qbchaqha) ּ places many called the tribes in Azrbayjan and Tourkyeh is available (Chalakndy, Chal Tapeh ,Chal Dash,Chal Daq, ּּ) ּ  around Lake Urmia to numerous tribes, namely geography Qbchaq The Turkish even called Qpchaq and their predecessors (Koumanha) are available ּ
- Danaly [Danalou]: The Turkish clan name meaning calf two-year-old owner of the registration form ּ Dneh Lee is wrong ּ
- Qanly [Qanqly, Qanlou, Qany]: is  means wheel and gear wooden carrouselּ named tribe of ancient Turkish also that the Turkish anecdotes,arecausing the wheel and the cart  ּ as another word Kngrly (Kngrlou) in which - you (meaning people ) instead of - Lee sits: Qanq =Kng (Qanqaly= Qanq+Ly=Qanq+Ar =Kng+Ar=Kngr) ּ
- Kngrly: Kngrlouha the ancient Turkish also that the century five AD in Azrbayjan have resided ּ government Msafryan or Salarylr (Kngrlou) and the Khanate of Nakhichevan by the clan was founded ּ today in addition Azrbayjan West, an important part of Turkishs sections Azrbayjany from  Tehran  Province has root  Kngrlouyy ּ
- Myrkyt [Mrkyd]: According to a clan Altayystha TheTurk and the Mogoul Rashydaldyn ּ around Lake Urmia Historical geographic names, various Mogoulian tribes and called themselves Mogouls and there is (Myghylly in Yykn) 
- Qarlouq = Qarlq = Qrlq: Qarlouqha whose name means snow mass is one of the tribes within the Union = The Turks  Gook were  Gook Turks and the Turkish ancient history, including the Gook Turk also fell in the state Turkish also Gook. Toppled the government to make Turkish  also Tourgysh =Trksh . Khaghani founder Government Basmyl = Bsml and Qarakhanyan government have played an important role. Qarlyq in morphology - word Qrlq Qarly Qarmaq of origin (root words Qarma. Qaryshyq. Qaryshmaq ... today) means mixing and mixing and combination of tribes has been suggested.
Abstract concepts:
Samples Islands names:
- Umoud: farsi form of hope has entered the infinitive ּ Ummaq ּ
- Barynma: take shelter and protected
-  Toureh meh: The Rise, incidence, appearance, phenomenon, derivatives and products, and generation and their descendants ּ
- Dyleh K: origin of aspire ּ Dyleh Mc ּ
- Dynj: quiet, comfortable, comfortable, relaxed, farsi has been entered (Denj) ּ at the same basis  with words Dynjeh Lmak, Dynmk, Dyngyn, Dynleh Namk
- Sakhlou  [Sakhly]: Reserved, secret, secret, secretly kept in place, maintenance of military forces, garrison (Sakhlaghou) ּat the same basis  with Sakhlamaq, Sakhlanbaj, ּּּ
- Sayyn [Sayyn]: beautiful, valuable and important outstanding, prominent, respectable.
- Syghynaq: shelter, also equivalent Balyq at the old Turkish   (Balyqlou , meaning the city, taking refuge in the castle and place) infinitive of  Syghynmaq (to shelter, Altja) ּ at the same basis with Syghmaq, Syghyshmaq (Gnjydn) Syghynmachy (refugee)
- Qoushajaly: augur ill
- Mangi Dash  [Bngy, Bngou, Mngou, Mnqgou, Myngeh]: eternal, eternal, infinite, (Mangi Sou  =water  life,Mangi Tannery = living God, Myng•h Byrty = Khodadad, Tannery Uoyrdy) ּ in the name of Jalal al-Din Myngeh Byrty  is written wrong Mnkbrny  ּ
- Yanyqly: Yanyq = burned and burned color = Yanyqly suffered pain, familiar
Shape,size and location:
The following words to describe islands and rocks are used: Yassy, Yarym, Yarmaqly, Chaat, Qyrnaly, Qyplyja, Boujaqly, Youmrou, Choumcheh, Eriy, Yykeh, Qaba, Tak, Yalqyz, Susa, Qoushajaly, Yalman, ּּּ
Examples of names of Islands :
Tapdaq: short intervals where the animals grazing there ּ (Teyz Teyz  Utarylan Yyr), the infinitive Taptamaq, Taptalamaq
Choumcheh: ( Chvm +Che) skimmer, at the same basis with  Choumlk (Choum + Lak) Daisy rock ּ  by Chomcheh  shaped entered into farsi  ּ
Chanaq [Chnaq]: within. Bowl. Cups, plates deep is  entered into the farsi language . "Chanaq Antyn" means the satellite antenna is (Dysh) . Chanaqchy the  Turkish  clan name  in Azerbaijan ּ
Shousha: long and sharp, peak of the Mountain  ּ six variants Shysh means skewer (Bouyouk Shysh  Tapeh Daghy in the northern Azerbaijan)
Qyplyja: Migration pots for boiling water  ּ
Kouleh Kly : Location wind , rapid
Mnjq [Mynjyq. Bnjq. Bounjouq. Mounjouq]: grains of precious stones. Such seeds (as well as Nakhon Shirk ...) which flags (Toughha) the Turkish beliefs also to avoid touching the eyes closed could be a horse tail. Flags that have that precious stones or seeds were. (Words of the Turkish flag and Tough mended) Name of the Father Atylla Turks of Huns.
Yarmaq: (Split Mountain and the earth) and a half, coins and money at the same basis with Yara ,Yary, and Yarym ּּּ
Yarylghan (Yarghan): bluff, resignation valley, river failures (Chyoureh Sy Syldyrymly, Erie Uzon Dareh)
Yalman:Yal + Mann: sharp and naked, uphill, downhill mountain ridge means ּ chest mountains, mountain, hill, local head high and at the same basis  with ּּ  Yalyn
Bezeh Kli: Bezeh + K + Li ּ inflorescence, the arrangement has made ornament ּthe Turkish word Bazak has entered in the farsi  ּ
 Hydrounym Lar and  ּּּּּ
Qaynarja [Ghynrjeh]: spontaneous groundwater. The infinitive "Qaynamaq" (bubble)
Goutourgeh: (Goutour +Geh) just by atmospheric water moat (Toukmeh Tourpaqdan Qayyrylan Arkh)
Qala [Peak. Castle]: village and  rural and township from the Turkish root "Qalqa" means shield. guard. fold. stronghold or fort. fortification. fortress and castle, and advocacy and defensive factors. Guard. Is a gathering place for troops. Qalqa the root of the word "Qalkhan" The Turkish  (shield) is also form later today "Qala" has found that besides "Castle" in the Arabic form of "good" "general" and "Kalat" in farsi language has been entered Qala the infinitive of QalamaQ in Turkish means to be accumulate together and...although fortress of Arabic Qale means to pick. 
Kand = village 
Research : Mehran Baharli
Translator : Umid Urmulu

۱/۰۴/۱۳۹۰

تورك ديلينده يئدديجه گونلرى- روزهاى هفته به تركى

تورك ديلينده يئدديجه گونلرى- روزهاى هفته به تركى
مهران بهاری
به نظر بسياری از ايران‏شناسان اقوام ايراني زبان قديم هفته نداشتند و در ميانشان روزهاى هفته شناخته نبودּ از اينرو در منابع آن روزگار از هفته و روزهای هفته ذكری نشده استּ كلمه شنبه مستعمل در تاجيك- فارسى كه نام روزهای هفته تكرار ميگردد نيز از ريشه سبت عبرى-آرامى استּ استفاده از هفته و هفت روز هفته در ميان ايرانی زبانان٬ ريشه ای بين النهری (عراقی) دارد و با تقويم زرتشتی بعضي از اقوام ايرانی زبان پيش از اسلام كه هر روز ماه به نام يك خدای معينی اختصاص يافته بود سازگاري نداردּ اسلام و اعراب سال هجری و هفته هفت روزه را در ميان ايرانی زبانان رايج و رسمی ساخته اندּ
از سوی ديگر اقوام و ملل تركی از ديرباز روزهای هفته را مي شناخته و برای ناميدن هر كدام٬ اسامی گوناگونی بكار می برده اندּ از جمله  در ميان توركان آزربايجان نيز رسم  است كه هر روز هفته را بمناسبتى بنامند. اما متاسفانه  نه در ميان تركان آزربايجان و نه ديگر گروهها و ملل تركی٬ از يك طرف سيستم واحدی برای روزهای هفته وجود ندارد و در مناطق گوناگون نامهای تركی گوناگون مردمی بكار ميرود و از طرف ديگر اين نامهای گوناگون٬ به سطح دولتی و رسمی ارتقا نيافته اندּدر نتيجه تقريبا در همه كشورهای ترك مدرن نام روزهای هفته به فارسی-عربی-عبری و يا روسی است (باشقوردستان٬ آزربايجان٬ قاراقالپاقستان٬ قازاقستان٬ قيرقيزستان٬ تاتارستان٬ اويغورستان٬ ازبكستان٬ּּּ)ּمثلا در جمهوری تركيه و آزربايجان نامهای رسمی روزهاي هفته چنين اند:
در جمهوری تركيه و جمهوری قاقاوزيا (در مولداويا): پازارتئسی٬ سالی٬ چارشامبا٬ پرشمبه٬ جوما٬ جوارتئسی٬ پازار
در جمهوری آزربايجان: بازار ائته سی٬ چرشنبه آخشامی٬ چرشنبه٬ جومعه آخشامی٬ جومعه٬  شنبه٬ بازار
البته شايد اين وضعيت براي كشورهاي مذكور٬ كه به همه حال به لحاظ سياسي مستقل اند چندان مشكل ساز نباشد٬ اما در آزربايجان جنوبی و ديگر نقاط ترك نشين ايران٬ كه در معرض سياست رسمی و دولتی فارس سازی قرار دارد٬ گاهشماری فارسی-زرتشی و در اين ميان كاربرد روزهای هفته به فارسی٬ ابزاری در خدمت استحاله ملی و فرهنگی تركان ايران و فارسسازی آنهاستּ و هم از اينروست كه كاربرد گاهشماری تركی و در اين ميان روزهای هفته به تركی٬ علاوه به خدمت در روند ملت شوندگی گروههای ترك زبان ايران٬ يكي از موثرترين ابزارها در مقابله با سياست فارسسازی رسمی دولتی و از عناصر اصلی مبارزه منفی در مقابل راسيسم فارسی در ايران استּ
نمونه نامهای روزهای هفته در ديگر لهجه های تركی:
قارائيم: يئچ باش كون٬ اورتا كون٬ خان كون٬ كيچى باراسكى٬ باراسكى (جمعه٬ كلمه ای با ريشه بيزنتين-يونانی)٬ شابات (كلمه ای عبری-آرامی) كون٬ يئخ كون
كومان: آرنا باشی٬ اوردو كن (اورتا گون)٬ قان كن (خان گون)٬  كيچی آرنا٬ كوك آرنا٬ شامبات كن٬ يق كن (يئی گون)
بلقارى قديم: آرنا-آدنا باشى و يا توقاى كونو و يا يئخ باش كونو٬ آتلار كونو٬ قاب كونو٬ كيچى آرنا-آدنا كونو ويا اورتا كونو٬ آدنا كونو٬ آراكونو٬ ائگ(يئكه ؟ بزرگ)٬ يئخ (يئى؟)و يا اوروس آدنا كونو
چوواش: تونتى كون٬ ايتلارى كون (روز اسب سواران)٬ يون كون٬ كئشنئرن كون٬ ائرنه كون٬ شامات كون٬ ويرسارنى كون
قوموق: ايتنى گون٬ تالات گون٬ آربا گون٬ خاميس گون٬ ژوما گون٬ سونگو گون٬ قاتتى گون
قاراچاى بالكار: باش گون٬ گورگه كون٬ باراس كون٬ اورتا كون٬ بايريم كون٬ شابات كون٬ ايييخ كون
در تركی تووا: بير دوقار خون (دوقار كلمه ای مغولي به معنی شماره و عدد است)٬ اييی دوقار خون٬ اوش دوقار خون٬ دؤرت دوقار خون٬ بئش دوقار خون٬ چارتيق٬ اولوق خون
نامهای پيشنهادی تركمنباشي در تركمنستان: باش گون٬ ياش گون٬ هوش (خوش) گون٬ سوقاپ (صاواب) گون٬ آننا (آدينه) ٬ روح گون٬ دينچ گون
از نامهای پيشنهادی در ايران: (مجمع دانشجويان آزربايجانی٬ آناديلی سايتی٬ּּּ)
شنبه: يئل گونو- يكشنبه: سوت گونو٬ تورپاق گونو- دوشنبه: دوز گونو- سه شنبه: توزان گونو٬ آرا گونو- چهارشنبه: اود گونو- پنج شنبه: آننا آخشامی٬ سو گونو- جمعه: آننا٬ آدينا
روزشماری تركى- تورك گونگه نی
اصول كلی:
١-  جمهوری آزربايجان از جهت گاهشماری تركی و از جمله اسامی ماهها و فصلها و روزهای هفته به هيچ وجه نمی تواند و نبايد برای تركان آزربايجان جنوبی و ديگر نقاط  ايران مدل و منبع گرفته شودּ حتي می توان گفت كه زبان ادبی و رسمی رايج در اين جمهوری نيز٬ كه آكنده از كلمات فارسی و روسی و عربی است و به شدت تحت تاثير دستور زبان فارسی قرار دارد٬ نمی بايد به عنوان زبان معيار و ادبی تركی برای آزربايجان جنوبی و ديگر نقاط ترك نشين ايران قبول شودּ
٢- نامهای مركب از كلمات فارسی٬ عربی و عبری٬ּּּּ (مانند يك٬ دو٬ سه٬ چهار٬ پنج٬ شنبه٬ جمعه٬ بازار٬ آدينه-آينا-ارنا-آننا ּּּ)  غيرقابل قبول اندּ
٣- تركيباتی كه با كمك "– آخشامی" (چرشنبه آخشامی٬ּּּּ) و "- ائرته سی" ( جوما ائرته سی٬ּּּ) ساخته شده اند٬ به لحاظ طولانی و غير استتيك بودن٬ و همچنين تضعيف زبان (به جای كاربرد نامی يك واژه اي) غيرقابل قبول اندּ
٤- "ائرته" در تركی به معني زود و قبل و پيش و ּּּ غيره بكار مي رودּكاربرد آن به معنی بعد در جومارته سی و بازار ائرته سی (پازارته سی) نادرست استּ
٥- كاربرد "آرا" براي ناميدن روزی در ميان و وسط هفته (سه شنبه) نادرست استּ زيرا در تركي "آرا" به معنی فاصله و ميان دو چيز جدا از هم است نه يك چيز واحد٬ در حاليكه  ميان و وسط يك چيز واحد با كلمه "اورتا" ادا ميشودּ
٦- بعد از نام هر روز٬ كلمه "گون" به معنی روز٬ ميبايست به نام روز چسبيده نوشته شودּ مانند آراگون٬ اورتاگون٬ يئلگون و ּּּּ بنابراين فرمهای آرا گون٬ اورتا گون٬ يئل گون وּּּּּ نادرست اندּ
٧- نام هر روز هفته به كلمه "گون" ختم ميشود و ميبايد از نوشتن آن به شكل "گونو" اجتناب نمودּ مانند يئلگون٬ اودگون و ּּּ به جاي يئل گونو٬ اود گونو و ּּּּ
٨-  در انتخاب نامهای تركی برای روزهای هفته حتی المقدور ميبايد به ترتيب از ميان نامهای تركی تاريخی٬ لهجه های تركی رايج در ايران و قفقاز و آناتولی و يا رايج در ميان اقوام ترك معاصر استفاده نمودּ
با توجه به موارد فوق٬ در زير نامهای تركی روزهای هفته داده شده اندּ نخست نام روز هفته به زبان فارسى و در داخل پارانتز ريشه زبانى هر نام٬ سپس معادل آن به تركى قيد شده استּ در مورد هر روز هفته نمونه هايئ از اسامی تركی تاريخی و يا معاصر به همراه نامهای پيشنهادی آزبيلتوپ٬ سايت آناديلی و ּּּ نيز داده شده است:
دوشنبه (فارسى+ آرامى): باشگون- Başgün
١- از نامهای ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: ايكينجى گون٬ در آذربايجان بازار ائرته سى (فارسى+تركى)٬ در تركيه پازارتئسى (فارسى+تركى)٬ (مدآ: دوز گونو٬ آدس: دوز گونو )٬ آرنا-آدنا-آريا باشى ويا توقاى كونو (توقای= جنگل كوچك  ويا قرص ماه) ويا يئخ باش كونو (تركى بولقارى قديم٬ تركي قارائيم)٬ بنی اومه ييه (اورمو)٬ باش گون (قاراچای بالكار) ٬ تونتی گون (چوواش)
آناليز: بازار كلمه ای فارسی است٬ بنابراين بازار ائرته سی و پازارتئسی٬ غير قابل قبول اندּ علاوه بر آنكه ائرته به معنی قبل و زود است و كاربرد آن به معنی بعد و پس نادرست استּ آدنا-آرنا نيز از آدينه فارسی گرفته شده اندּ نام پيشنهادی دوزگونو نيز غير قابل قبول است٬ زيرا سبب اصلی اين نامگذاري تقدس نمك بوده است٬ حال آنكه روز دوشنبه از هيچگونه قداستی برخوردار نيستּ بنابراين بهتر است اين نام برای روزی مانند جمعه كه بين مسلمانان از نوعی قداست برخوردار است نگاه داشته شودּ از سوی ديگر در بسياری از لهجه های تركی مانند تركی بلغاری قديم٬ تركی قارائيم و تركی قاراچای مالكار٬ نام باش گون٬ به معنی روز اول هفته بكار رفته استּ اين نام اخيرا در تركمنستان نيز برای ناميدن دوشنبه انتخاب شده استּ با اين وصف٬ مناسبترين نام برای روز دوشنبه٬ اولين روز هفته ٬ باشگون مي باشدּ
 سه شنبه (فارسى+ آرامى): توزانگون- Tozangün
٢- از نامهای ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: اوچونجو گون٬ در آزربايجان چرشنبه آخشامى (فارسى+ آرامى+تركى)٬ در تركيه سالى (از عبراني و يا ثالث عربى به معنى روز سوم) ٬ (مدآ: آرا گونو ٬ آدس: تك گونو)٬ آتلار كونو (تركى بولقارى قديم٬ چوواشي)٬ يامچىيا گئت ويا بازاراگئت (يئكانات)٬ ده وير (اورمو=دؤور)٬ توزان گون (محلي آزربايجاني)٬ گورگه گون (قاراچاي بالكار)
 آناليز: چرشنبه كلمه اي فارسي-آرامي و كلمات سالي٬ دؤور عربي مي باشند٬ بنابراين غير قابل قبول اندּ نام پيشنهادي آراگون نيز غيرقابل قبول است٬ زيرا آرا به معني فاصل بين دو چيز جدا مانند دو هفته است٬ حال آنكه سه شنبه روزي در داخل هفته واحد مي باشدּ بنابراين اين نام مي بايد اورتاگون ميشد كه به معني روز ميان هفته مي باشد و آرا گون بايد براي روز يكشنبه كه روز بين دو هفته متوالي است نگهداشته شودּ در ميان نامهاي محلي در آزربايجان٬ نام توزان گون وجود دارد كه نشان از نظافت و آراستگي داردּ (توزان در تركي به معني ذره است)ּ بنابراين براي روز سه شنبه نام توزانگون پيشنهاد مي شودּ
 چهارشنبه (فارسى+ آرامى): اودگون- Odgün
 ٣- از نامهاي ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: دؤردونجو گون٬ در آذربايجان: چرشنبه (فارسى+ آرامى) ٬ در تركيه: چارشامبا (فارسى+ آرامى)٬  (مدآ: اود گونو٬ آدس: سود گونو)٬ در لهجه هاى آناتولى غربى (دنيزلى٬ اوشاق) ايشيقلى٬ ائشمه بازار٬  قاب كونو (تركى بولقارى قديم٬ قاب به معني خانواده و طائفه٬ اتحاد)٬ يامچى بازارى (يئكانات٬ اورمو)٬ خان گون (قارائيم)٬ باراس گون (قاراچاي بالكار)
آناليز: نامهاي چرشنبه و چارشامبا و آنهائيكه داراي كلمه فارسي بازار`اند٬ غيرقابل قبول اندּ نام اودگون كه معناي روز روشن است مناسب است٬ هم از اينرو كه مشابه آن در آناتولي شرقي (ايشيقلي گون) نيز بكار مي رودּ بنابراين براي روز چهارشنبه٬ نام اودگون پيشنهاد ميشودּ
 پنج شنبه (فارسى+ آرامى): اورتاگون- Ortagün
٤- از نامهاي ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: بئشينجى گون٬ در آذربايجان و لهجه هاى آناتولى: جومعه آخشامى (عربى+تركى)٬ در تركيه: پرشمبه (فارسى+ آرامى)  (مدآ: سو گونو٬ آدس: آينا گونو)٬ كيچى آرنا-آدنا كونو ويا اورتا كونو (تركى بولقارى قديم قاراچاي بالكار٬ چواشي)٬ بازار (اورمو)
 آناليز: نامهاي داراي كلمات فارسي و عربي پرشمبه٬ جومعه٬ آرنا-آدنا-آينا (از آدينه فارسي) و بازار غيرقابل قبول اندּ نام اورتا گون٬ به معني روز ميان هفته٬ مناسب به نظر ميرسد٬ اين نام در ديگر لهجه هاي تركي مانند تركي بلغاري قديم نيز عينا براي روز پنجشنبه و در تركي قارائيم براي روز سه شنبه بكار رفته استּبنابراين براي روز پنج شنبه٬ نام اورتاگون پيشنهاد ميشودּ
جمعه (عربى): يئيگون- Yeygün
٥- از نامهاي ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: آلتينجى گون٬ در آذربايجان: جومعه (عربى)٬  در تركيه: جوما (عربى)٬  (مدآ: آينى گونو٬ آدس: آدنا گونو)٬ آدنا كونو (تركى بولقار قديم٬ چواشي)٬ بايرام گون (قاراچاي بالكار)
آناليز: نامهاي داراي كلمات فارسي آدينه (آدنا٬ آرنا٬ آينا٬ּּ) و عربي جمعه غير قابل قبول اندּاز نامهاي موجود كه عطفي به قداست روز جمعه نيز داشته باشد٬ نام تاريخي يئيگون٬ بايرام گون و يا دوزگون است كه براي روزهاي ديگر هفته پيشنهاد شده استּنام يئي گون (به معني خوب و نيكو٬ فرمهاي ديگر آن يئگ٬ ييك٬ ايگ٬ ائگ٬ اييي٬ يئخ٬ ييخ٬ּּּּּּ) از سوي تركان بلغاري قديم٬ قومان٬ قارائيم و قاراچاي بالكار براي ناميدن روزهاي هفته بكار رفته استּ بنابراين براي روز جمعه نام يئيگون پيشنهاد ميشودּ
شنبه (آرامى): يئلگون- Yelgün
٦- از نامهاي ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: يئدينجى گون٬ در آذربايجان: شنبه (آرامى)٬ در تركيه: جومارتئسى (عربى +تركى)٬  (مدآ: يئل گونو ٬ آدس: خاس گونو) ٬ آراكونو ( تركى بولقار قديم)٬ هفته نين بيري (اورمو)٬ سونكو گون (تركي قاراچاي بالكار)٬ چارتيق (تووا)
آناليز: نامهاي داراي كلمات شنبه و جوما غير قابل قبول اندּ از نامهاي پيشنهادي نام يئلگون (و يا سونكو گون از تركي قاراچاي بالكار) مناسب به نظر ميرسدּ
يكشنبه (فارسى+ آرامى): آراگون- Aragün
٧- از نامهاي ديگر در لهجه ها و اقوام ترك: بيرينجى گون٬ در آذربايجان: بازار (فارسى)- در تركيه: پازار (فارسى)٬ (مدآ: سود گونو٬ آدس: خاسا ؟ گونو)  در لهجه هاى آناتولى غربى (دنيزلى٬ اوشاق) گيرئى٬ گيرئيى٬ ائگ(يئكه ؟- بزرگ)٬ يئخ (يئى)و يا اوروس آدنا كونو (تركى بولقار قديم)٬ بازار (يئكانات)٬ هفته نين ايكيسي (اورمو)٬ قاتتي گون (قوموق)٬ اولو گون (تووا)
آناليز: نامهاي داراي كلمات فارسي بازار٬ پازار و آدنا و ּּּ غيرقابل قبول اندּاز نامهاي تركي٬ آراگون قابل توجه استּ آراگون براي ناميدن آخرين روز هفته (روز بين دو هفته متوالي) در ميان اقوام ترك از جمله قارائيمها بكار رفته استּ بنابراين براي ناميدن روز يكشنبه٬ نام آراگون پيشنهاد ميشودּ
چند واژه پيشنهادي تركي مربوط به گاهشماري و تقويم
در زير چند كلمه تركي پيشنهادي خود ٬ براي كلمات فارسي و عربي مربوط به گاهشماري و تقويم كه معادل تركي ندارند را مي آورمּ در باره هر كدام از اين كلمات كه از طرف اينجانب ايجاد شده اند توضيح مختصري نيز داده امּ
١- هفته:
يئدديجه– Yeddicə
در تركيه و يوگسلاوي سابق سره نويسان در مقابل هفته فارسي كلمه "يئديل" (يئدي+ايل) را بكار ميبرندּ پسوند –ايل در تركي معادل پسوند –ه و يا –انه و –گانه فارسي استּمعادل يئديل در تركي آزربايجان "يئئديل" استּ اما از آنجائيكه در تركي آزربايجان ايل به معني سال مي باشد (در تركي تركيه ييل به معني سال است) شباهت بين دو كلمه يئدديل (هفته) و يئددي ايل (هفت سال)  باعث اغتشاش خواهد گرديدּ از اينرو كلمه "يئدديجه" را به عنوان معادل كلمه هفته پيشنهاد مي كنمּ علاوه بر آنكه پسوند –جه نيز تقريبا معادل پوندهاي –ه٬ -انه٬ و –گانه است٬ در ساخت بعضي ديگر از كلمات مربوط به گاهشماري مانند دؤنه نجه به معني فصل و موسم نيز بكار رفته استּ
٢- سال شمسى٬ قمرى٬ هجري٬ ميلادي:
گونش ايلى - Günəş İli٬ آيسال ايل - Aysal İl٬ كؤچسه ل ايل – Köçsəl İl٬ دوغون ايل - Doğuş İli
 به منظور استاندارد نمودن تعبيرات فوق٬ معادل سالهاي قمري و هجري كه به ترتيب از كلمات يك هجائي آي (ماه) و كؤچ (هجرت) ساخته ميشوند٬ با اضافه نمودن پوند –سال٬ -سه ل٬ تركيبات "آيسال ايل" (سال قمري) و "كؤچسه ل ايل" (سال هجري) ساخته شدندּ براي سالهاي شمسي و ميلادي كه از كلمات دو هجائي گونه ش (خورشيد) و دوغوش (ميلاد)  ساخته مي شوند  از پسوند –ي در آخر كلمه ايل استفاده شده استּ بنابراين براي سالهاي قمري٬ هجري٬ شمسي و ميلادي به ترتيب "آيسال ايل"٬ "كؤچسه ل ايل"٬ "گونه ش ايلي" و "دوغوش ايلي" را پيشنهاد مي كنمּ
 ٣- دقيقه٬ ثانيه و آنيه:
ايريمجيك – İrimcik٬ ايكينجيك İkincik ٬ قيرپيمجيك – Qırpımcıq
 -واژه پيشنهادي ايريم از كلمه ايري به معني درشت با اضافه نمودن پسوند –م ساخته شده (مانند بيريم = بير= ايم٬ به معني وآحد) و به معني دقت استּ با اضافه نمودن پسوند –جيك واژه ايريمجيك معادل دقيقه حاصل شده استּ
-واژه ايكينجيك از اضافه نمودن پسوند -ايك به ايكينجي حاصل شده و معادل ثانيه استּ
-واژه قيرپيمجيق از اضافه نموده پسوند –جيق به كلمه قيرپيم (قيرپ=يم) كه به معني آن و لحظه است ايجاد شده است و به معني آنيه استּ
بنابراين براي كلمات دقيقي٬ ثانيه و آنيه معادلهاي تركي ايريمجيك٬ ايكينجيك و قيرپيمجيق را پيشنهاد مي كنمּ
 ٤- ساعت مچي:
چولازيق – Çolazıq
 كلمه پيشنهادي "چولازيق" كه معادل ساعت مچي است به قياس كلمه بيله زيك به معني دستبند و النگو در تركي ساخته شده استּ فرم اصلي بيله زيك٬ بيله ك+اوزوك به معني حلقه مچ است كه در تركي معاصر به بيله زيك تغيير فرم داده استּدر تركي باستان كلمه  چولا – Çola به معناي ساعت (واحد زمان) بكار مي رفته استּ با اين قياس تركيب چولا+اوزوك به معني حلقه ساعتي و يا ساعت مچي را نيز به شكل چولازيق نشان داده امּ
 ٥- كرونولوژي:
چاغينسيرا – Çağınsıra
 در زبان تركي چاغ به معني وقت و هنگام و زمانه استּاما كاربرد كلمه چاغ به معني زمان بويژه در مقابل مفهوم مكان چندان صحيح نيستּ زيرا در تركي چاغين - Çağın (چاغ+ين) به مفهوم زمان٬ در مقابل اورون – Orun (اور+اون) به مفهوم مكان استּردپاي واژه چاغين در تركي آزربايجاني را در كلمه هاچان مي توان مشاهده كرد كه در آن حرف غ مانند تركي استانبولي٬ حذف شده استּ (هاچاغين= ها+چاغ+ين=ها+چا+=هاچان)ּ با حركت از اين نقطه براي كلمه كرونولوژي٬ تركيب چاغينسيرا (چاغين+سيرا) پيشنهاد ميشودּ چاغين به مفهوم زمان و سيرا به مفهوم رديف و نوبت و ترتيبּּּּ
 ٦- تاريخ (علم) و تاريخ (مورخه) :
اؤته ك - Ötək ٬ ايلايگون- İlaygün
 در زبان فارسي براي ناميدن دو مفهوم متفاوت علم تاريخ (به انگليسي History) و مورخه (به انگلسيي Date) مانند تاريخ تولد٬ هر دو كلمه واحد "تاريخ" بكار مي رود٬ اما در زبان تركي همچو كمبودي وجود نداردּدر نشريات دانشجوئي تركي در ايران به واژه ايلاي به معني تاريخ برخورد مي كنيمּ حال آنكه كاربرد كلمه ايلاي معادل تاريخ در هر دو معني آن (علم و مورخه) داراي اشكال استּ
در زبان تركي براي تاريخ به معني علم تاريخ واژه "اؤته ك" (اؤت+ ه ك٬ از اؤتمك به معني سپري شدن و گذر كردن)  پيشنهاد شده استּ بنابراين تعويض كلمه موجود اؤته ك با كلمه ديگري جهيت نداردּ و اما كلمه ايلاي به معني مورخه نيز نميتواند بكار رودּ زيرا مورخه مثلا قطعنامه مورخه فلان و يا تاريخ تولد٬ شامل سه بخش سال و ماه و روز استּ با توجه به اين نكته٬ معادل كلمه مورخه٬ به شكل "ايلايگون" (ايل+آي+گون) پيشنهاد ميشودּ 
در زير چند كلمه تركي مربوط  به تقويم و گاهشماري تركي– شامل موارد پيشنهادي خود در فوق به رنگ قرمز- را آورده ام:
 تقويم و گاهشماري تركي: تورك ييمي و چاغ بيريملري – Türk Yimi və Çağ Birimləri
 ساعت (واحد زمان): چولا – Çola
روز: گون –Gün
هفته: يئدديجه– Yeddicə
ماه: آى - Ay
دوره دو ماهه: كسين - Kəsin
فصل٬ موسم (سه ماهه): دؤنه نجه - Dönəncə
دوره شش ماهه: سوره م -Sürəm
سال: ايل - İl
سال شمسى: گونش ايلى - Günəş İli
سال قمرى: آيسال ايلى - Aysal İl
سال هجري: كؤچسه ل ايل – Köçsəl İl
سال ميلادي: دوغون ايل - Doğuş İli
سالنامه: ايلليك – İllik
سالگرد: ايل دؤنوم - İldönüm
سالنما: ايل گؤر - İlgör
دقيقه: ايريمجيك - İrimcik
ثانيه: ايكينجيك - İkincik
آنيه: قيرپيمجيك - Qırpımcıq
ساعت مچي: چولازيق - Çolazıq
روزشمار: گونگه ن - Güngən ٬ گونله ج – Günləc
تحويل سال: گون دؤنومو٬ ايل دؤنوشومو
وقايع نامه: ايلده ليك – İldəlik
كرونولوژي: چاغينسيرا – Çağınsıra
قرن-سده: يوزايلليك – Yüzillik
دهه: اون ايلليك – Onillik
وقت٬ هنگام: چاغ - Çağ
تقويم: ييم – Yim
تاريخ (علم):  اؤته ك - Ötək
تاريخ (مورخه) :  ايلايگون- İlaygün
مدت: سوره  - Sürə
مهلت: سوره و -Sürəv
عهد٬ دوره: دؤنه م -Dönəm
روند: سوره ج – Sürəc
پريوديك٬ ادواري: سوره لي – Sürəli
مزمن: سوره گن – Sürəgən
دائم٬ مداوم: سوره كلي – Sürəkli
ابدي: منگي – Məngi
ازلي: آشني – Aşnı
آخر: سون - Son
اول: ايلك- İlk
نهايت: بيتيم - Bitim
ابتدا: باشلانقيج - Başlanqıc
اوليه٬ نخستين: ايلكين – İlkin
نادر: اسئيره ك – Seyrək
زود زود: سيخجا - Sıxca
پياپي: آرديشيق - Ardışıq
قديم: اسكي - Əski
باستان: بايري - Bayrı
زمان (در مقابل مكان) :  چاغين - Çağın
مكان (در مقابل زمان) :  اورون - Orun

۱۲/۲۸/۱۳۸۹

مراسم و آئينهای التقاطی چهارشنبه سوری، نوروز ، هفت سين، سيزده بدر و يلدا

مئهران باهارلی
چهارشنبه سوري، اودگون سورو،Odgün Sürü : آخرين چهارشنبه قبل از ٢١ مارس- يئلين آي. كلمه "سور" كه با كلمات سورسات-سويورسات، سويورقا-سيورغ، سويورگه (ضيافت)، سورچو (مهماندار) و ... همريشه است، كلمه اي تركي-مغولي به معني جشن است. اين كلمه تركي ربطي به كلمه سور در زبان پهلوي و يا سرخ در زبان فارسي ندارد. كلمه تركي سور، در تركيبات زير وارد زبان فارسي شده است: سورچراني، سور دادن، ختنه سوران و .... .
خود مراسم چهارشنبه سوري نيز آنگونه كه امروز در ميان فارسان رايج است، قطعيا ربطي به زرتشتيگري، فارسيان، ايرانيت و آريائي گري نداشته، كلا داراي منشاء عربي است. چهارشنبه سوري در اساس مربوط به قيام اعراب شيعي و مختار در خونخواهي امام حسين در عراق ميباشد كه توسط مهاجرين عرب به خراسان منتقل شده است. چنانچه اين سنت در ميان تاجيكها نيز ناشناخته است. در كوه هاي هندوكش يعني جايي كه آرياييان (در معني زبانشناسانه، يعني گروههاي متكلم به يكي از زبانها و لهجه هاي هند و ايراني) به گمان پان ايرانيستها اصيل زندگي مي كنند، كسي چهارشنبه سوري را نمي شناسد. بر عكس، اين گروهها همه آنرا كاملا بيگانه تلقي مي كنند. اين واقعيت به اين معناست كه اين آيين، هندي و اروپايي نيست. علاوه بر آن در زبان و فرهنگ گاهشماري اقوام ايرانيك قديم از روزهاي هفته خبري نبود. تقسيم‌ ماه ‌به‌ هفته و روزهاي هفته ‌اقتباس ‌از تقويم‌هاي ‌عربي ‌است ‌كه ‌آن‌ها نيز از تقويم عبري ‌اتخاذ كرده‌اند. بنابراين در ميان ايرانيكها، چهارشنبه اي نبود كه براي آن سوري گرفته شود. همچنين بسياري از سنن در ارتباط با آتش و فلسفه چهارشنبه سوري، صد درصد بر خلاف اصول و باورهاي زرتشتی است.
بر افروختن آتشها در اين روز براي جشن گرفتن پيروزي مختار بر قاتل امام حسين و هم‌دستان وي در كوفه و انتخاب روز چهارشنبه به سبب نحس شمرده شدن اين روز در باورهاي خرافي عرب بوده است. اعراب شب چهارشنبه پايان سال را با "سور" (جشن) به شادماني پرداخته و بدين گونه مي كوشيده اند تا نحسي چنين شب و روزي را بر كنار كنند. برخي از عناصر اين مراسم التقاطي نيز مانند اسم آن (كلمه تركي سور و نحو تركي تركيب چهارشنبه سورو) و فراهم آوردن آجيل متاثر از فرهنگ توركي است (آجيل خود كلمه اي تركي است). نكته ديگر آن كه فلسفه مراسم چهارشنبه سوري در ميان دو ملت ترك و فارس نيز از اساس متفاوت است. در فرهنگ تركي و آزربايجان، چهارشنبه سوري تنها يكي از روزهاي سيستم چهارشنبه ها (سو، اود، يئل، تورپاق) مي باشد. مراسم و سيستم چهارشنبه ها مختص آزربايجان است.
نوروز، ارگه‌نه قون، Ərgənə Qon: ٢١ يئلين-مارس (اول فروردين). به توركي ارگه‌نه Ərgənə = آريقينا Arıqına  به معني معدن و يا كوهپايه، قون Qon به معني محل سكونت است. در ميتولوژي تورك، ارگه‌نه قون موطن اوليه توركان جهان است و عيد نوروز روز خروج توركان از ارگه‌نه قون به راهنمائي بوزقورد است. معادل ارگه‌نه قون در اساطير مجاري "اؤرئك هون Örek Hun"  به معني وطن باستاني است.
هر چند آئينهاي نوروزي مراسمي فراملي و جهاني اند، با آنهمه عيد نوروز آنگونه كه امروز در ميان ملل ساكن در ايران و از جمله فارسها مرسوم است، ريشه در عيد "نيسسانو Nissanu" بين النهريني-سومري (در عراق كنوني) و سنن و گاهشماريهاي بابل-آكادي- آسوري- ايلامي داشته و ربطي به قوم فارس، زرتشتيگري، ايرانيت و آريائيان ندارد. نوروز در فرهنگ‏هاي منطقه و از جمله در ميان اقوام سامي از كهن‏ترين زمان‏ها شناخته شده بود و بسياري از جوامع عرب دوره جاهليت آن را جشن مي‏گرفتند. چنانچه الوسي در بلوغ‏ الارب نوروز و مهرگان را دو عيد مردم مدينه پيش از ظهور اسلام معرفي مي‏كند. اما در كتاب اوستا و ديگر متون كهن اقوام ايراني كوچكترين اشاره اي به عيد نوروز و آئينهاي نوروزي نشده است. از مراسم‌ نوروز در دربار شاهنشاهان‌ هخامنشي‌ و اشكانيان ‌نيز اطلاعاتي در دست نيست. بر عكس، كهنترين نشانه اي كه از نوروز به جاي مانده، متعلق است به نخستين خاندان سلطنتي "اور" كه در خاورميانه باستان و عراق فعلي زندگي مي كردند. در اين قديمي ترين نوروز، بنا بر آييني كه ازدواج مقدس محسوب مي شد، رابطه زناشويي ميان الهه آب و خداي باروري صورت مي گرفته است.
در تشكل هويت عيد نوروز آنگونه كه امروز در ايران شناخته مي شود تركان و آزربايجان سهم تعين كننده اي داشته اند. تثبيت نوروز در موقعيت كنوني آن ناشي از تدابير و زيجهاي امپراطوران و شاهزادگان تورك مانند جلال الدين ملكشاه سلجوقي، هلاكو، غازان خان، اولوغ بيگ، ... است. در روايتهاي زرتشتي نيز تشكل نوروز صراحتا با آزربايجان ارتباط داده شده است (ورود جمشيد به آزربايجان و سپس روز جلوس او بر تخت مرصع خود). علاوه بر تركيب نوروز كه بر نحو توركي است، برخي از سنن نوروز اين سنت التقاطي نيز مستقيما ايجاد شده در دربارهاي دولتهاي توركي مي باشند، مانند سنت هفت سين كه براي نخستين بار توسط درباريان دولت تركي آزربايجاني قاجار ايجاد شده است.
هفت سين: هرچند در خاورميانه از عهد بسيار کهن عدد هفت تقديس ميشده است، اما چيدن هفت سين، آنچنان كه امروز در ميان قوم فارس معمول است، رسمي كهن نيست. قديمي‌ترين اشاره‌ موجود به رسم چيدن هفت سين در زبان فارسي، ارجاعي غيرقابل اطمينان و منفرد بدان در يك دست‌نوشته‌ي فارسي منسوب به دوران امپراتوري تركي آزربايجاني صفوي است. حتي سياحان و مورخان سده‌ ١٩ در گزارش‌هاي عيني خود از آيين‌هاي نوروز در ايران، به ندرت از وجود چنين رسمي در ميان قوم فارس ياد كرده‌اند. تنها هاينريش بروگش، كه در ١٨٦٠ در تهران پايتخت دولت تركي آزربايجاني قاجار حاضر بوده و جشن نوروز را با برخي جزييات آن شرح داده است، ادعا مي‌كند كه در پايتخت اين دولت تركي و آزربايجاني- كه در آن هنگام اكثريت مطلق جمعيت آن ترك بوده است- مردم با كاشتن گل‌هايي با نام‌هاي آغاز شونده با حرف "س" در باغ‌هاي‌شان به پيشواز جشن نوروز مي‌روند. اشاراتي نيز وجود دارد به يك سيني پر شده با هفت نوع ميوه، اما نه به هفت سين. اين اشارات منفرد همه مربوط به تركان ساكن تهران و آزربايجانيان منسوب به دربار دولت تركي آزربايجاني قاجاري است. بدين ترتيب به نظر مي‌رسد كه سنت هفت سين تركي-دربار قاجاري در سده‌ي اخير و صرفا به سبب تبليغ و معرفي آن از سوي نهادهاي رسمي و رسانه ‌هاي دولتي ايران، در ميان قوم فارس مرسوم و متداول شده است. چنانچه اين رسم هنوز بين تاجيک ها آنگونه که در ايران جا افتاده، رواج ندارد.
سيزده بدر، گزي گونو،Gəzi Günü : دوم ماه قيرآچان- آوريل (١٣ فروردين). مراسم روز سيزده بدر و نحوست عدد سيزده و ... ارتباطي با فارسيگري و ايرانيت نداشته، منشاء بين النهريني- سامي- عبراني - بابلي (از كشور عراق فعلي) و يوناني دارد. در کتاب‌های تاريخی و ادبی گذشته فارسي از قبيل التفهيم، تاريخ بيهقی و آثار الباقيه که تمامی آيين‌های نوروزی را با جزئيات شرح داده‌اند، نشانی در مورد سيزده بدر نيست و حتا شاعران آن زمان هم در اشعار خود اشاره‌ای در مورد آن نکرده‌اند. اين سنت در ميان تاجيكها نيز ناشناخته است. و اما نحوست و شوم بودن عدد سيزده در فرهنگ نمادهاي تورات (سفر خروج باب ١١ و ١٢، روز سيزده‌ی فروردين ويا سيزدهم سال نو مصری، روز برخورد ستاره‌ی دنباله‌داری با زمين و فلاكتها و خرابيهاي متعاقب آن است)، مسيحيت (خيانت يکی از سيزده نفري كه بر سر سفره آخرين غذای حضرت عيسا و يا شام آخر بوده‌اند و موجب مصلوب شدن مسيح گرديد) و تاريخ يونان (كشته شدن فيليپ پدر اسكندر مقدوني به سبب نگذاشتن مجمسه سيزدهم در معبدي كه داراي مجسمه دوازده خداي ديگر بود) وجود داشته است.
شب يلدا، يلدا گئجه‌سي،Yəlda Gecəsi : ٢٢ آراليق-دسامبر (اول دي). يلدا كلمه اي سرياني –سامي است. مراسم شب يلدا آنگونه كه امروز در ميان فارسها و ديگر ملل ساكن در ايران مرسوم است ربطي به فارسيت و ايرانيت نداشته، كلا منشاء سامي-سرياني-آرامي (از سوريه فعلي)، مصر باستان و سپس روم دارد. برخي از عناصر متاخر اين سنت التقاطي مانند خوردن خربزه در شب يلدا منشاء توركي داشته از سنت توركي-چيني Hansıx رايج در ميان توركان باستاني اويغور گرفته شده است.
عيد فطر (رمضان)، اوروجلوق بايرامي،Orucluq Bayramı : عيدي اسلامي-عربي است.
عيد قربان، آداق بايرامي،Adaq Bayramı :عيدي اسلامي-عربي است.
برخي از كلمات مربوط به آئينها و اعياد مردمي خلق ترك و آزربايجان
آئين: تؤرهTörə
آداب: گؤره‌نه‌كGörənək
جشن: شؤله‌نŞölən ، تويToy ، دويونDüyün ، سورSür
جمعه: يئيگونYeygün
رسوم: گله‌نه‌كGələnək
شادماني: شنليكŞənlik
عيد: بايرامBayram
مراسم: تؤره‌نTörən
مهماني: قوناقليقQonaqlıq
 چله: قيرخجاQırxca
چله بزرگ: بؤيوك قيرخجاBöyük Qırxca
چله كوچك: كيچيك قيرخجاKiçik Qırxca
نيمه اول (٢٠ روز اول) چله كوچك: بالا قيرخجا  Bala Qırxca
نيمه دوم (٢٠ روز دوم) چله كوچك: بوز قيرخجا Boz Qırxca

۱۲/۲۶/۱۳۸۹

ملل ترک و یئنی گون بایرامی ، باهار بایرامی و یا عید نوروز

اومود اورمولو
ارگه نه قون بایرامی (عید نوروز) در میان ملل ترک دنیا از جایگاه ویژه ای برخوردار بوده ، در دنیای ترک با توجه به اعتقادات و باورهای متفاوت ارگه نه قون نسبت به مراسم حاشیه ای که داشته هزاران سال بزرگ داشته شده و برای ملل ترک دارای ارزشهای معنوی، باور-اعتقادی، داستانی – اساطیری (میتولوژی)،  بوده است. آن چیزی که ملل ترک دنیا را بر بزرگ داشتن ارگه نه قون به یک جا جمع نموده ریشه در آئین ارگه نه قون، تاریخ، ارزشهای مادی و معنوی، و ... نهفته در ارگه نه قون بوده و می باشد.
در زمانهای گذشته انسان همواره در جستجو داشته های محیطی، تاریخی و محل سکنی گزیدن خود بوده، این جستجو و علت همواره با اعتقادات و باورها و به یک نوعی تقدس بودن همراه بوده است. اجتماعات زمانی که در جنگ بین طبیعت و انسان بود با غلبه و قدرت بی کرات طبیعت انسان مجبوراً سر تعظیم برده و راه آشتی با طبیعیت را برگزیده و در این راه در جستجوی نیروهای مافوق طبیعیت و بهره گیری از این نیروها و حتی جهت دهی به این نیروها بوده اند
.
از اولین اجتماعات بشری همواره بر پایه تغییرات ماه و فصول و ... بشر این تغییرات را بزرگ می داشت و آئینهایی مختلفی را بپا می داشته است. انسان ضعیف در مواجه با خطرات عالم طبیعت، نیروهای مافوق طبیعیت و ... از نیرویی شبیه به جادو کمک می طلبید و بعضاً کمک می دید .اجتماعات اولیه از تقلید، اعتراض به انواعی و حتی سحر را همیشه در تقابل طبیعت و انرژیهای آن بهره برده اند. این مراسمات و آئینها در زمانهای مختلفی با دعا و قواعد خاص به خود بوده و برگزار می شده است. جستجوهایی که در جهت شکل دهی به تفکر مدنیت ها بوده است سبب ظهور باورها و اعتقادات شده است.
قدمت این نوع مراسمات را تا قدمت آیئنهای مذهبی می توانیم مشاهد گر باشیم. انسان شکارچی زمانی که شکار خود را با مراسمی تناول می کرده و مراسم آئینی برای از بین بردن سحر و جادوی موجود در تن و محیط خویش  بهره می جسته می توا نشانه هایی از همین تقدسات و تفکرات اولیه را مشاهده نمود. انسان شکارچی در مدنیت شکار خود همواره در جستجوی برکت و افزایش روزی خویش به انواع مراسم و آئینه هایی در این رابطه شروع کرده است. در مراسم مذهبی گذشته شادی و هیجان، سحر، و برکت و افزایش روزی در هم تنیده شده است. هدف آئینهای مذهبی از یک سو آزمایش فیزیکی، نرمهای اجتماعات و از دیگر سوی ارتباط برقرار کردن اساس تفکر اجتماعات با دنیای دیگر بوده است.
در مراسم آیئین – مذهبی، معنای طبیعت همراه با توتم پرستی (Totemism) اختلاط شده است. مراسم آئینی جهتهای کشف نشده طبیعت را نشانه می پندارد. در مدنیتهای مختلف تغییر موسم و فصول با مراسم آیئینی مختلفی بزرگ داشته می شود. تا قبل از دوره اسلامیت و مسلمان شدن ملل ترک تغییر فصل زمستان به فصل بهار با عنوان باهار بایرامی (عید بهار) و جان گرفتن دوباره طبیعت بزرگ داشته می شده و در این مراسم مردم به انواع شادیها می پرداخته اند.
بایرامها (اعیاد) با توجه به ارتباط با اجتماعات و خلق ها به شکل یک الگو تغییر شکل داده و در تقویم ها منعکس و منتشر شده است. بایرامها با نیات متعدد و اشکال و رفتار مختلفی در مدنیت ملل به صورت فرم و شکل امروزی نهادینه شد است. با ورود اسلام و تقبل مدنیت اسلام بعضی از اجتماعات توانسته اند اعتقادات و باورها و رسوم و آئینهای گذشته خویش را  به اعتقادات جدید وارد سازند. آیئن، شادیها و مراسمی  که در گذشته بوده و اجرا می شده است بعدها با ورود به ادیان سماوی خصوصیت جدیدی به خود ظاهر گرفته اند. ترتیب ماهها، فصول و سالها و ارتباط بین اینها سبب ظهور تقویم ها در بین اجتماعات شده است.
در مدنیت تمام مللی که جشن آغاز بهار را بزرگ می دارند، مراسم سال جدید با توج هبه المانهای  طرز و شیوه زندگی، جغرافیای محل سکونت، زیربنای اقتصادی، اعتقادات و باورها، زمانهای مناسب، و ...  بزرگ داشته می شود. مراسمی که به باورها و اعتقادات وابسته بوده  در جغرافیای آسیا و ملل ساکن قبل در این منطقه در شراطی اقلیمی و جغرافیایی مشابه به همی بزرگ داشته شده است. مراسم و آیئنها که بر اساس باورها و اعتقادات دینی پایه ریزی شده اند به صورت یک نیرویی در برابرمان سد علم می کند. باور، میتولوژی، سحر و جادو. میتولوژی و میتولوژها داشته های اجتماعات را در گذشته می بینند.
مدنیت ترکان اویغور و باورهای آنان در مورد ارقه نه قون و یا باهار بایرامی نیز قابل ستایش و تامل می باشد. و حتی در بسیاری از اسناد و منابع بسیار قدیمی دست نوشته چینی از برگزاری آیئنها و مراسماتی هنگام تغییر فصول در بین ترکان اویغور در ترکستان شرقی در کشور چین خبر داده اند. در زبان ترکی اویغوری به اولین روز تبدیل فصول و آمدن و جان گرفتن طبیعیت نه (نو) بهار گفته می شود که در بین ترکان اویغور روزی مقدس می باشد. در بین ترکان اویغور جشن نو بهار یا ارگه نه قون امروزه جشن ملی به شمار می آید و بسیاری از اسناد تاریخی از شروع مراسم و آئینی که امروزه به نام نوروز در بین ملل مختلف آسیا و حتی دنیا بزرگ داشته می شود را مدیون مدنیت ترکان اویغور می دانند.
امپراطوری بزرگ هون توسط باهادیر (بهادر) اوغوز خان در سال 210 و با کشتن پدر خویش تئومن و نشستن بر تخت سلطنت شروع شد. در سال 209 تمام ترکان آنرا به عنوان تانری کوت (خدای مقدس) شناخته و قبول کردند. در سال 209 مراسم تاج گذرای انجام شد. این مراسم در فصل بهار بوقوع پیوست. برای اینکه به خاطر اعتقادات شامانی (Shamanism) این موقع از فصل سال به عنوان تقدسی که در بین شامانیستها داشت مورد قبول ترکان بود. در مراسم تاج گذاری خان اوغوز این مطالب را بیان می کند: عالم و  زمین هنگامی که ملت من با نیروی خدای آسمانها و خدای طبیعت و سرسبزی ها بوجود آمد، ملتم باید به شفقت خدای آسمانها دعا کند. برای اینکه ترکانم شاد شوند این روز را برگزیدم تا ایل و ملتم آغاز دوباره را تجربه کنند.
زبان شناس و تاریخ شناس برجسته روس باسکاکوف (Baskakov) در مقاله ها و تحقیقات خود برای شناختن و شناساندن ارگه نه قون (باهار بایرامی)، نوروز در جایی می گوید که تمام مللی که این مراسم را بزرگ می دارند یک قوم اند!. به نظر او این تغییر فصول و جان گرفتن طبیعیت برای اولن بار در بین ملل ترک در ترکستان شرقی با برگزاری مراسمها و تجمعات بزرگ داشته می شد.
در سنگ نوشته ای که در کنار رود یئنی سو (ینی سی)به نام ک یا داشی (Kıya Daşı) معروف هست در مورد مراسم باهار بایرامی سخنان زیر به چشم می خورد:        
آقایان هون، شاه نشین های هون، برای ما روز اول بهار روزی مقدس می باشد. از چین و ماچین گرفته تا غرب هندوستان در مناطق ترک نشین این روز را بزرگ داشته و به اشتراک گذاشتند.
گوک ترکان (ترکان آسمانی) در زمان امپراطوری خویش نیز به صورت رسمی در دولت اولین روز بهار را گرامی، بزرگ و تقدس می شماردند. و به خدای آسمان (گوک تانری) شکر گذاری می کردند. ترکان آسمانی برای آوردن فصل و موسم جدید برای خدای آسمان شکر گذاری و دعا می کردند. شبها آتش روش نمی کردند، غزل می خواندند، شادی و آواز خوانی می کردند، می رقصیدند و ... هر کس با توجه به توان مالی که داشت سفره ها حاضر کرده و بین دیگر انسانها به اشتراک می گذاشت. این مراسمات و آئین ها در کوههای تانری، تاریم و سواحل جونقار و در مناطقی که ترکان اویغور زندگی می کردند دیده می شود.
بعد از گوک ترکها (ترکان آسمانی) و ترکان اویغور امپراطوری قاراخانی نیز روز اول بهار با عنوان باهار بایرامی بزرگ داشته شده و بیشتر از پیش مورد استقبال و گسترش قرار گرفت. این مورد را در سخنان عالمان مثل کاشغرلی ماحمود (محمود کاشغری) و یوسف حاس حاجب نیز می توان به خوبی مشاهده کرد.
در بین ملل ترک آداب و رسوم ارگه نه قون (باهار بایرامی) از تنوع زیادی برخوردار می باشد. کاشغارلی ماحمود (محمود کاشغری) در اثر گرانمایه و ارزشمند خود به نام  دیوان لغات ترک باهار بایرامی را تغییر فصول، ذوب شدن برفهای کوهها و تشکیل رودخانه ها، فراوانی آب ها، تنوع شکفتن گل ها ، طبیع ت رخت سبز و سبزی بر تن کردن، و فزونی یافتن حیوانات و معانی این چنین زیبایی روز اول بهار را توصیف کرده است. این زیبایهای روز اول بهار در اشعار گرانمایه این عالم ترک بدین صورت منعکس شده است:
Türlüq Çeçek Yarıldı
تورلوق چیچه ک یاریلدی
Barçın Yadhım Kerildi
بارچین یادهیم کیریلدی
Uçmak Yeri Körüldi
اوچماک یئری کورولدو
Tumlug Yana Kelgüsüz
توملوگ یانا که ل گوسوز
معنی ابیات:
در فصل بهار گلهای متنوع و رنگارنگ شکوفه می دهند
به مانند این که ابریشم از قماش شکل گرفت.
جای بهشت مشخص شد
سردی هیچ نخواهد آمد
Kaklar Kamug Kölerdi
کاکلار کاموق کوله ردی
Tağlar Başı İlerdi
تاغلار باشی ایل له ردیر
Ajun Tını Yılırdı
آجون تینی ییل لاردی
Tütü Çeçek Çerkeşür
توتو چیچه ک چه رکه شور
معنی بیتها:
آبها فراوان شد، جاهای پست لبریز آب شد
نوک کوهها قابل روئیت شد
نفس دنیا تازه شد
گل های متنوع شکوفه داده و به صف کشیدند
Kolan Tükel Komıttı
کولان تکه ل کومیتتی
Arkak Sukak Yumuttı
آرکاک سوکاک یوموتتی
Yaylaq Taba Emitti
یایلاق تابو امیتتی
Tizik Turup Segreşür
تیزیک توروپ سه گ ره شور
معنی بیتها:
بهار پوشش، جوشش و آسایش را به دور هم جمع کرد
اینها را برای شروع بهار مرتب ساخت
به صف کشیده و شادیهایشان را منتشر کردند.
Yağmur Yagıp Saçıldı
یاغمور یاقیب ساچیلدی
Türlüg Çeçek Saçuldı
تورلوق چیچه ک ساچیلدی
Yinçü Kabı Açıldı
یینچو کابی آچیلدی
Çından Yapır Yağruşar
چیندان ییپار یاغروشار
معنی ابیات:
دانه های باران شروع به نورافشانی کردند
انواع مختف گل ها شکوفه دادند
شکوفه های داخل مرجانها شروع به شکفتن کردند
با وزیدن نیسم قایقها بوی مشک را سرازیر کردند.  
و اشعار فوق العاده قدیمی و گرانبهای دیگری در همین رابطه که در ابیات گرانبهای ماحمود کاشغری موجود می باشد.
اکنون چند بیت از یوسف حاس حاجب در اثر گرانبهای خویش به نام قوتادوگ بیلیگ برای نمونه ذکر می شود
کوریمیش ییغاچلار توناندی یاشیل
به زه ند ییپون آل ساریق کوک کیزیل
معنی:
درختان خشک شده لباس سبز پوشیدند
طبیعیت و  آسمان رنگهای زرد و قرمز خویش را ساکت ساختند
یاغیز ییر یاشیل تورکو یوزکه بادی
هیتای آرکیشی یادتی تاوقاچ ائدی
معنی:
بر روی زمین سیاه فرشی از ابریشم گسترده شد
چین فریاد می زند و کاروان نیز بر روی این سطوح قماش چینی گسترده ساخت!
در ازمنه قدیم ترکان مراسم اولین روز بهار (باهار بایرامی، ارگه نه قون) را به این صورت که اقوام به دیدار هم و بزرگان قوم رفته و زیارت می کردند. بعد از مراسم دیدن بزرگان شبها دور هم جمع شده و مومی که در دست چپ می سوخت و  در دست راست با موم علامت بوزقورد سعی می شد که سایه این علامت بر روی دیوار بیافتد. این بازی اگر چه به صورت بازی و مراسمی بوده  ولی در عین حال به صورت یک رسم و باور بروز کرده بود. این بازی و مراسم تا چند سال پیش در مرکز تورکستان شرقی در شهر اورموچی و شهرهای اطراف بازی شده و بزرگ داشته می شد. این مراسم را به نوعی شامانیم نیز می توان نام برد!      
ترکان اویغور باهار بایرامی را به معنای روز عید، شادی، خنده و تفریح و ...می دانند. با توجه به اسنادی و منابعی که از ملل ترک گذشته مثل هون ها وجود دارد در بین ملل ترک انواع و اقسام مراسم، عیدها و به قولی فستیوالها مرسوم بوده است. در کنار آبها و سواحل، در کوهها، جنگل ها، و ... این مراسمات و رسم و روسومها بجا آورده می شد. این تنوع رسم و رسوم از گذشته تا کنون یکی از علل به امروز رسیدن انواع و اقسام جشن های کهن در میان ملل ترک دنیا بوده است. شروع شدن این افکار بیشتر از روزه امپراطوری هون و هونها بوده و با به قدرت رسیدن گوک ترکها (ترکان آسمانی) و روندی ملت شوندگی که این آداب و رسوم در آنزمان بازی کرده جز خصوصیات این مراسمات بوده و شدت گرفته است.
در میان ملل ترک خصوصیات همراه با مراسم و آئین باهار بایرامی در پیرامون نوع بزرگداشت، باور ها و اعتقادات، ادبیتا، تئاتر، فلسفه، صنایع دستی، سمبول ها، مدنیت غذاها، طبابت، فال گیری، نقاشی، مینیاتور، موزیک، بازیها ، ورزش ، روند سیاسی، رنگها، میتولوژی، و موضوعات اینچنین می توان مشاهده کرد.  
در ترکستان شرقی در میان ترکان اویغور روز اول بهار به عنوان وداع از فصل سرما و شروع جان گرفتم طبیعت و شکرگذاری از نعمات خداوند و خواست برکت و روزی بوده است. در زمینه بارو و اعتقاد دینی در مورد باهار بایرامی این اساس در اعتقادات ترکان اویغور دارای ریشه بسیاری قوی می باشد. در این مورد سخنان محقق احمد ضیائی بسیار مفید می باشد: در کوه طلا در شهر اورومچی، در ساقه به مانند طلا بوته گندم نیز این باور مشهود می باشد. کوه طلا در مرکز شهر اورومچی قرار گرفته است در گذشته این محل مرکز بودیئزم ترکان اویغور بوده است. در گشذته و امروزه مراکز بودئیسم زیاد همراه با میادین آتش در اقصی نقاط این شهر قابل مشاهده و یافت می باشد. مسلمان شدن ترکان اویغور زیاد قدمتی ندارد و در حدود 130-150 سال می باشد. به احتمال زیاد ترکان اویغور از آخرین گروه ترکان مسلمان شده می باشند. با توجه به تحقیقات انجام شده در شهر اورومچی ترکستان شرقی در چین در اکثر قبرها و سنگ مزارها نشانه های باور شامانیزم و کمتر موردی با نشانه های اسلامیت مشاهده می شود.
بعضی از بازیهایی که در مراسم باهار بایرامی در ترکستان شرقی بازی می شوند عبارتند از: لئی له ک (اوچورتما)، ایله ن گوچ، ایپ آتلاما، اوردیکاما (یک نوع بازی با توپ)، بوره کوی (گرگ و میش)، ته پمه – ته ل په ک، گوز باغلاش (گوره به)، موکوشمه ک، کوکله ش – کوکله (نوعی بازی پریدنی)، دورام دورامچیلیک(بازی تقلید)، کوقلاشماک (قوالاما)، تارتیشماک (چه کیشمه اویونو)، دوم دوم – دوم (ته که رله مه اویونو)، لاچین گه لدی (شاهین گه لدی اویونو)، و در کنار همه این بازیهای بازیهای که با اسب و مهارت اسب دوانی همراه بوده جز رسوم بازی باهرا بایرامی ترکان اویغور می باشند.
یکی دیگر از رسوم ترکان اویغور مبارزه حیواناتی مثل خروس، شتر، گوورچین، قوچ و ... می باشد.
یکی دیگر از عرفها و عادات ترکان اویغور زمانی که مردم اویغور به پیشواز باهار بایرامی می روند این پیشواز همراه با خواندن شعری (باهار بایرامی قوشاغی) در وصف این بایرام (عید) می باشد. شعر فوق بدین مضمون می باشد:
به زبان ترکی اویغوری قدیم:
Davarlar Yugalok!
Yirt Kişler Kartayok!
Yyegiden Balalar Tudi, Tudi.
Bizinğ Yul Elde
Acep Diggizge Elde Yırak mı?
Ağaçlar Yeşerdi,
Kuzular Tudi,
Çeçekler Açti
Hazır Yaz Kildi,
Bikün Biznig Beyram Künü
Nevruzga Barırga Telim
Çünki Anda Çeçekle İsli
Yeller Yahşi İsli,
Tavlardan, Çeyirlerden Ballar Aga,
Sini Yirakdan Kürgenler,
Üldig Kibi Üylarlar,
Nige Ayag Astında Yatıb Turasığ,
Turmak için Törükler mi Kütesiğ,
Ullarığ, Kızlarığ Tutkun Olduğ,
Bikün Beyram,
Lâkin Bizniğ İçin
Kaygı Künüdür.
Mutiyi: 1983-1984B
 ترجمه به زبان فارسی:
گوسفندان گم شدند!
مردان بزرگ اند!
دوباره کودکان زاده شدند و زاده خواهند شد.
قدرت و نیروی به اتما منرسید.
آیا دریا در فاصله زیادی قرار دارد؟
درختان مسن شدند.
گوسفندان زاده شدند.
گل ها شکوفه دادند.
اکنون بهار آمد
امروز روز بایرام (عید) ما می باشد.
می خواهم به بایرام بپیوندم
برای اینکه در آنجا گلها بوی زیبا می دهند.
بادها زیبا می وزند.
از کوهها و دامنه ها عسل ها سرازیر شده اند.
آن کسی که تو را از دور می بیند.
مرده می پندارند.
برای چه در جلوی در خوابیده و منتظرید.
آیا برای بیدار و بلند شدن منتظر ترکان اید؟
دخترانم، پسرانم اسیر شدند.
امروز بایرام (عید) است.
لکن برای ما
روز ماتم می باشد.  
نمونه مشابه شعری که در شهرهای خوی، مرند و بسیاری دیگر از شهرهای آزربایجان و مناطق ترک نشین زمزمه می شود:
گه لیر نوروز بایرامی
آچیلار گول له ر هامی.
ساخلا گه لین آنامی
آنامی هم آتامی.
نوروز گه لیر، یاز گه لیر
نه غمه گه لیر، ساز گه لیر
باغچالاردا گول اولسون!
گول اوسته بولبول اولسون!
نوروز، نوروز خوش گه لدین
خوش گه لدین، بوش گه لدین
بوش گه لدین، دولو گه لدین
بول گه لدین، سولو گه لدین
معنی ابیات:
عید نوروز می آید
گلها شکفته می شوند
ای تازه عروس مواظب مادرم باش.
مواظب مادرم و پدرم.
نوروز می آید، یهار می آید
نغمه می آید و ساز می آید
در باغچه ها گلها برویند
در روی گل بولبولها بنشینند
ای نوروز خوش آمدی
خو ش آمدی و دست خالی آمدی
دست خالی آمدی ولی آبدار و همراه با برکت آمدی
در هنگام مراسم باهار بایرامی در آزربایجان شخصی به نام ته که مچی که ندا دهنده آغاز بهار و بایرام می باشد می آید و با رقصاندن ته که م (عروسک قوچ چوبی) مردم موشتولوق می دهند.
نمونه ای از اشعاری که ته که م چی می خواند:
ته که م گه لدی، قیشین عومرو قوتاردی،
چوبان توتدو اونو داغدا اوتاردی.
گه لیر بایرام، دالیسینجا یاز گه له جه ک
سیزین بئ تازا بایرامینیز موباره ک
ته که مین ده که ند وار،
اویناتماغا فه ندی وار ...
هر قاپیدا اویناسا.
بیر نه لبه کی قه ندی وار.
ت کهم گئتدی مئشگینه
وعده وئردی بئش گونه.
گه لمه دی اون بئش گونه
ته که می اولدوردوله ر
آتدیلار خان کوشگونه.       
در اکثر منابع که اینجانب به سبب نوشتن مقاله فوق از طریق اینترنت بررسی کردم در ملل ترک دنیا از ازمنه قدیم تا کنون روز اول بهار به نامهای مختلفی از جمله باهار بایرامی، ارگه نه قون، بایرام، نِوروز، یئنی گون ، ناوروز، قورتولوش گونو، اولوس گونو (قرقیز)، در ترکان قاراچای – مالکار به نامهایی از قبیل گوللو (Gollu)، قوتان (Gutan) - سابان توی(Saban Toy) – تئگری توی (Tegri Toy) ، حایدار (Haydar) و ... نامیده شده و بکار رفته است. به سبب بعضی منابع قدمت این بایرام تاریخی به 5000 سال نیز می رسد. از نظر زبانشناسی کلمه اول ناو یا نو یا نِو به معنای تازه و جدید بوده و در اکثر زبانهای دنیا به اشکال مختلف وارد شده است. از زبان ترکی گرفته تا زبانهای اروپایی و زبانهای خانواده ایرانیک. در زبان روسی نوُوی (Novi) ، در آلمانی نویه (Noye)، شکل لاتینی نوه(Noe)، یونانی نئوس(Neos) و ...بکار برده می شود.
ارگه نه قون نیز از دو ترکیب ارگه نه به معنای کمر کوه و قون نیز به معانی آبشار، جای برای نشستن و ...بکار رفته است. ناگفته نماند ترم دیگری با این مضمون وجود دارد که ارگه (صورت قدیمی ارکه ن که امروز در زبان ها و لهجه های ترکی کاربرد دارد)+ قون (گون) به معنای روز جدید می باشد.در کتاب تورکیه تورکجه سینده تورکجه سوزجوک له رین کوکه ن بیلگیسی سوزلو ارگه نه کون به معنی نام محلی که در افسانه ها آمده است آمده است.(ارگه نه = کمر کوه + کون= زود رد شو). متاسفانه به دلیل نبود منابع مختلف در دست راقم این سطور فقط چندین مورد از نامهای این بایرام را توانسته ام جمع آوری کنم.  
در ملل ترک آسیا باهار بایرامی در 4 روز متوالی بزرگ داشته می شود. در روز اول اوجاقهای بزرگی حاضر کرده و گوشت می پزند. در جایی که به نام بایرام یئری (مکان عید) مشخص می شود همه فامیل و اقوام دور هم جمع شده و دید و بازدید می کنند. در روز دوم حیوانهایی که از قبل برای سربریدن آماده شده اند را سربریده و بعد از پخت غذا ضیافتی شروع می شود. چادرهایی از جنس کئچه برافراشته می شود. این چادر برای مسافرانی که از دور می آیند آماده می شود. در روز سوم زمانی که مسافران از راه دور رسیدند همراه با گردش، غذاهای متنوع اکرام می شود. در روز چهارم زمانی که خورشید طلوع کرد به ورزشهایی از قبیل اسب دوانی، گوره ش (کشتی) و ...شروع می کنند. همراه با این فعالیتها خواننده ها موسیقی اجرا کرده و ترانه می خوانند و مسابقه ای نیز اجرا می شود. در آخر نیز مراسم دعا و شکر گذاری از نعمات برپا می شود.  
باهار بایرامی از نظر علوم اعتقادی و باورهای مختلف با افسانه ها و روایات گوناگونی که در زیر چند مورد از آنها بیان می شود در اکثر دینها به چشم می خورد:
روز که خداوند انسان و حوا را آفرید.
بعد از اینکه حضرت آدم و حوا از جنت گریزان شدند، دیدارشان در روز عرفه
روزی که حضرت نوح از کشتی نجات خویش به زمین قدم گذاشت.
روزی که حضرت یوسف به چان انداخته شد.
روزی که حضرت موسی از مصر بیرون رانده شد.
روزی که حضرت یونس بعد از ماجرای خوردن شدن توسط ماهی بزرگ به خارج از دهن ماهی و دریا قدم گذاشت.    
در مذاهب علوی – بکتاش
روز تولد حضرت علی
روز ازدواج حضرت علی و فاطمه
روزی که حضرت علی از طرف پیامبر به خلافت برگزیده شد.  
در روز 21 مارس مدت شب و روز یکسان می شود. روزی که منطقه ای شامل ملل آسیا تا ترکان بالکان و دیگر نقاط دنیا به سبب جان دوباره گرفتن طبیعت و همراه با آئین چند هزار ساله که امروزه به سبب تغیرات و تحولات جوامع امروز به انواع مختلف بزرگ داشته می شود هدیه ترکان اویغور به مدنیت بشریت می باشد. رواست که ملل ترک این مراسم را با نامی که در یکی از زبانها و لهجه های ترکی آمده است بنامند، چون نامیدن چنین مراسمی با یک کلمه بیگانه تاریخ و هویت این مراسم را زیر سوال می برد.
مراسمی که امروزه در ملل ترک و دیگر ملل منطقه و دنیا به نام نوروز مشهور می باشد در طی روندی چند هزار سال به شکل امروزی مبدل شده است  و هر یک از ملل ترک و ملل غیر ترک با توجه به باورها و اعتقادات، روش زندگی ، سیاست، نوع جغرافیا، محل زندگی ، و ... این مراسم کهن را بزرگ داشته اند.          
منابع استفاده شده در نوشتن مقاله:
نوروز در بین ترکان اویغور، نوشته علیمجان ضیائی – محقق دانشگاه قاضی ترکیه و استاد زبان شناسی ترکی:
http://www.acikarsiv.gazi.edu.tr/dosya/UYGURTURKLERINDENEVRUZ.pdf 
نوروز در مدنیت ملل ترک:
http://turkoloji.cu.edu.tr/.../erman_artun_turk_halk_kulturunde_nevruz.pdf
http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/bascetincelik_nevruz.pdf
مقاله چنگیز قیرقز با عنوان یئنی گون ارگه نه قون 
مقاله ارگه نه قون در مدنیت ترکان نوشته آیشه باشچه تین چه لیک  
ارتباط ارگه نه قون – قربان نوشته شده توسط صلاح الدین به ککی     
تورک خلق ادبیاتی نویسنده علیرضا صرافی